13 Aralık 2011 Salı

Bursaspor 0 Fenerbahçe 2

Galatasaray maçından sonra hem kadroda hem oyunda değişiklikler olacağı ortadaydı. Bilica 18 dışı kalırken yerine uzun süredir beklediğimiz ''hacı'' Serdar Kesimal yerini almış, sol kanatta Stoch hak ettiği formasına kavuşmuştu. Orta alanda Selçuk ve sağ kanatta Özer ısrarı sürerken forvet için nöbetçi golcünün kapısı çalınmış. Fenerbahçe oyuna iyi pas yaparak ve Bursaspor defansının arkasına attığı toplarla pozisyon bularak başladı. Orta alan hakimiyetini Selçuk'un kaptırdığı toplara rağmen sürdürdü ve gole birden fazla yaklaştı. Semih ilk golü ben atıcam deyip Emre'nin bir pozisyonunu bloke etti ve ardından kaptan ayağı kayınca golü yapamadı ama bu dakikalarda Fenerbahçe topu sahanın istediği her noktasında rahatça dolaştırıyordu. Ardından Bursaspor'un şutunu çizgiden çıkaran Gökhan Gönül ile Fenerbahçe söyle bir silkindi ve maçın en iyi adamı olan Stoch'un içeri kat ettiği topta, Alex topu Emre'ye o da Semih'e yolladı ve birinci sınıf bir santrafor golü ile skoru 1-0'a taşıdık. Semih formaya o kadar uzun süre hasret kalmış ve golü unutalı o kadar fazla olmuş ki, golden sonra öpmek için kısa bir süre armayı aradı. 

İlk yarı boyunca oyunun hakimi olan Fenerbahçe Özer'in topu patlatmak ve direği yıkmak istediği bir başka pozisyondan yararlanamadı. İkinci yarının hemen başında Bursaspor biraz vites yükseltip kaleye yaklaşsa da defans hattı ve özellikle Volkan başarılı müdahaleler ile kaleyi korumayı başardı. Selçuk, Özer ve Semih çıktıktan  sonra Bienvenu, Baroni ve Mehmet Topuz oyuna dahil oldu ve son dakikalarda Alex'in pasında maçın daha 1. dakikasıymış gibi müthiş bir depar atan ve Gökhan, formsuz eleştirilerine adeta nazire yaparcasına topu Stoch ile buluşturdu ve Stoch topu yine sonsuza yollayarak yabancı kontejyanı benim için değil diye maç boyunca adeta bağırdı. Mehmet Topuz'un kadroya dönmesi ve defansta da Serdar'ın yerini almasıyla Fenerbahçe daha iyi bir takım oyunu ve daha iyi bir futbol ortaya koyucaktır. Orta alanda Selçuk ve sağ kanatta Özer'in yerlerde sürünen formlarına bir çare bulunmalı.

Pazar günü Trabzonspor ile maçımız var. Geçen seneden kalan rekabet ve bu senenin başında yaşananlar dikkate alındığında Fenerbahçe-Galatasaray maçlarından bile daha önemli hale gelen bir karşılaşma oynuyacağız. Erteleme maçında hafta içi Gençlerbirliği ile karşılaşıcak olan Trabzonspor bize zaten yorgun halde gelicek. Bursaspor gibi Galatasaray maçında izlediğim Trabzonspor'da ligin en kötü futbol oynayan takımlarından biri ancak hafta sonu başka bir motivasyon ile sahada olucaklarını düşünüyorum. İçeride taraftar ile bütünleşen Fenerbahçe bu maçı alıp deplasmanda Antalya'yı yenip ilk yarıyı zirvede kapadıktan sonra transfer hamlelerine odaklanmalı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder