
"Biz futbolcular, sürekli üzerimizde çok baskı olduğundan yakınırız. Baskı, ancak evlerine beş peso getirip çocuklarını geçindiremeyen insanların üzerinde olur. Binlerce dolar alıp, sahaya çıkıp oynuyoruz ve ağzımızı açınca stresten bahsediyoruz. Stres bu ülkede, sabahın altısında kalkanlar içindir..." Maradona
29 Mayıs 2009 Cuma
28 Mayıs 2009 Perşembe
Barcelona 2 Manchester 0


Maça Manchester çok hızlı başladı ve özellikle orta sahada ilk 10 dakikada Barcelona'ya pas olanağı tanımadılar. Finallerin unutulmayan yanlarının başlangıçları hep basit anlarda saklıdır ve ilk atağını gerçekleştiren Barcelona ilk şutunda pis burunu sonuna kadar kullanan Etoo ile öne geçti ve maç o dakikadan sonra birdaha asla Manchester'a bırakılmamak üzere Barcelona'ya geçti. İniesta ve Xavi ile başlayan orta saha organizasyonları Manchester'ın orta sahasını kitlediği gibi Ronaldo ve Rooney maçın hiçbir dakikasında öne çıkamadı.


27 Mayıs 2009 Çarşamba
Manisaspor ve Sinan Engin

Beşiktaş göz önünde olmayan bir kulüp olsa Manisaspor'u mazur görebiliriz. Yahu bu adamın transfer ettigi oyuncular önce hocayı sonra yönetim kurulu götürür. Transfer ettiği adamlar arasında hala görüp görmediği tartışılan bir futbolcu ve Beşiktaş'a dolduruğu bir dünya yeteneksiz oyuncu var. Üstüne bu adam düzgün konuşmayıda beceremeyen biri, abuk sabuk açıklamarla görev yaptığı kulübe de zarar veren biri. Yakında müthiş istatiki ve oran-orantı bilgisini kullanıp, Sezer Öztürk 8 Lincoln 3 Alex 1.5 Adana eder açıklamasını yapabilir. Kendisi ile çalışmış hiç bir teknik adamın olumlu bir cümle sarf ettiğini duymadım.En vicdanlısı olan Tigana kendisi için: ''Sinan Engin, Beşiktaş için bir kanserdir'' açıklamasını yaptı. Manisaspor bu hatalı hamlelerinin faturalarını da çok çabuk ödemek zorunda kalabilir. Asansör takım olmak istiyorlarsa sorun yok ama ligde kalıcı olmak, Ersun Yanal yönetiminde güçlü sponsor desteği ile yapmış oldukları transfer harekatını yinelemek istiyorlarsa Sinan Engin'e bu işi asla bırakmalılar. Sinan Engin'e ''Football Manager'' da bile transfer yetkisi tanımak çılgınlıktır.....
26 Mayıs 2009 Salı
23 Mayıs 2009 Cumartesi
Wolfsburg Şampiyon

Almanya'da mutlu sona ulaşan takım Wolfsburg oldu. Son hafta evinde Uefa yorgunu, kupa kaybedeni, Bundesliga'nın sezon hayal kırıklığı Werder Bremen karşısında zorlandıklarını söyleyemeyiz. 5-1 ile ipi gögüslediler ve Magath Bayern Münih'ten intikamını aldı. Zaten buraya kadar gelmiş Wolfsburg'un kendi evinde kaybetmesini beklemek biraz hayalcilikti. Koskaca Wolkswagen yolda kalırmı hiç.

Wolfsburg şampiyon oldu, Münih'te ikinci sırayı aldı ve Şampiyonlar Ligi'ne direkt olarak katılma hakkını kazandı. 3. Stutgart, 4.Herta Berlin oldu ve son olarakta Karlsruher ve Arminie Bielefeld bir alt ligin yolunu tuttu.
22 Mayıs 2009 Cuma
Run Hamit Run!!!!

21 Mayıs 2009 Perşembe
İsviçre Vatandaşı Değiliz!!!
Shaktar Donetsk 2 Werder Bremen 1

Kupa Ukrayna'nın yolunu tuttu. Uefa adıyla son kez düzenlenen kupanın sahibi, begenmeyip korkak futbol oynatıyor hep garantici diye eleştirdiğimiz Lucescu oldu. Gerçekten Shaktar çok teknik ve ayaga pası son derece iyi oynayan oyunculardan kurulu ve Brezilya'lı tüm futbolcuları mükemmel şekilde topu rakip sahaya taşıyorlar. Çok erken golle buluşacaklardı ama golü atan Adriano bu fırsattan yararlanamadı ama akabinde golü attı. İlk golde Adriano'yu kaçıran Naldo'da frikikten golü kalecininde yardımıyla bulunca oyun bir süre kilitlendi. Kadıköy'de Volkan'ın ruhu geziyor herhalde, kaleciler gün yüzü görmüyor.


İkinci yarı tamamen kontrollü bir oyun izledik ve her 2 takımda hata yapmamak için çok ugraştı. Ancak 2 yarıda da topla oynayan takım Shaktar'dı. Werder topa sahip olamadığı gibi kanatlardan da çok fazla pozisyon yedi. Maç bu şekilde uzatmaya taşındı ve bu seferde Werder Bremen'in kalecisi Wiese çıkarması gereken bir topu çıkaramadı ve maç 2-1 taşındı. Bu saatten sonra Werder'in yüklenecegini düşünüyorduk ama doğru düzgün topa sahip olamadıkları gibi karşı kaleye etkili ataklarda gerçekleştiremediler. Bu noktada topa sürekli sahip olup pas organizasyonları ile rakibini yoran Shaktar'ı da ayrıca kutlamak gerekiyor. Son dakikalarda kendini yer atanlar, rakibi itirip yan hakem devam diyor cambazlıklarına başvuran Bremen'liler olsada hakem bunları yemedi. Şu bir gerçek ki Diego'suz bu takım Alex'siz Fenerbahçe gibi ne yapacagını bilmeden hücüm ediyor ve birinin topu kendilerine getirmesini bekliyorlar. Mesut Özil birkaç pozisyonda şık ara pasları ve topu saklayarak pozisyon yaratma çabalarında olsada çok başarılı ve etkili olduğunu söyleyemeyiz.

Gelelim kupanın yayınına. Arkadaş bu ülkede Uefa finalini yorumluyacak adam mı kalmadı? Bülent Tulun'u getirmişler canlı yayına. Dişe dokunur hiçbir şey söylemedi. Hatta bir pozisyonda yeterli pas kombinezonları yapamıyorlar diyerek fiziken Kadıköy'de ruhen Milano Moda Haftasın'da olduğunu belli etti. Melih Gümüşbıçak desen zaten ayrı bir alem. Bu adamın ilkokul hocasını çok merak ediyorum çünkü hocası buna kelimeleri uzatarak ögretmiş herhalde. Bir şut Adrianooooooooooo diye çıgırıyor ne oldu diye dikkat kesiliyoruz top korner bayrağına yakın yerden auta çıkmış önemli bir pozisyon bile değil. Maç bitti tam oyuncular sahaya koşuyor, sevinç gösterileri, Werder Bremen'li oyuncuların üzüntüleri, tribünlerden taraftar görüntüleri kısaca maçın en izlenicek zamanında tak yayını kestiler, dizüstü kullanan şempanze reklamını koydular. 5 dakika reklamın ardından nihayet dönebildiler de canlı yayına kupayı falan görebildik. Gerçi bunada şükür, geçen yıl uefa kupası finalini vericez diye 1 hafta reklam yapıp ardından final saati televizyonları başına geçenlere film seyrettirmişler ardından kupayı dünya tarihinde ilktir herhalde banttan yayınlmayı uygun görmüşlerdi.Fazla yüklenmemek lazım seneye ''Yemekteyiz'' koyarlar final saatine görürüz günümüzü.......
20 Mayıs 2009 Çarşamba
Pedja Mijatoviç

19 Mayıs 2009 Salı
Aziz Yıldırım - Medya Sorunsalı


Benim tüm bu karmaşa içinde takıldığım en önemli nokta seçim arifesinde Aziz Yıldırım'ın birden basınla ilişkileri mükemmelleştirmesi, onlara sabaha kahvaltısında espriler yapması ve İlker Yasin'in sunduğu 3. Devre programına çıkarakarak, seçilirse gelecek dönem için takımla ilgili açıklamalar yapması, özeleştiride bulunması takımın başarısızlığını üstlenmesi. Fenerbahçe ya basınla ilişkileri konusunda uzman biri tarafından idare edilecek şekilde düzenlenmeli ya da başkan sadece seçim dönemleri ve mesaj verme kaygısı güttügü zamanlarda değil, normal anlarda da televizyonda boy göstermelidir.Yok ben sürekli televizyona çıkmam, açıklamaları yönetimdeki arkadaşlar aracılığı ile yaparım diyorsa, o zaman da seçim öncesi basın karşısına çıkıp ''U'' dönüşü yapmamalı.Dillere pelesenk olan istikrar sözü burada da sergilensin ki bizde bu karmaşadan kurturalım....
18 Mayıs 2009 Pazartesi
Azalarak Bitsin Volume 3

- Son 2 sezondur altyapıya büyük önem verdik, yeni yıldızlar kapıda açıklamasını yapan yönetici
tayfası
- Önemli olan benim gol atmam değil,takımım galip gelmesi diyen futbolcu
- Maçtan sonra yorum yapan abinin arkasına geçip el sallayan,hızını alamayıp cepten
arkadaşını arayıp CNN'e çıkmış havası yaratanlar
azalarak bitsin.....
16 Mayıs 2009 Cumartesi
Manchester Şampiyon

15 Mayıs 2009 Cuma
14 Mayıs 2009 Perşembe
Louis van Gaal

12 Mayıs 2009 Salı
Middlesbrough

Tayfun Korkut

11 Mayıs 2009 Pazartesi
Mustafa Pektemek

8 Mayıs 2009 Cuma
Efe Başvekil

Kadıköy Yolcuları
6 Mayıs 2009 Çarşamba
Chelsea 1 Barcelona 1

Essien yaradana sığınıp vurduğunda top öyle güzel gittiki gol olmasa yazık olurdu. Defans ve forvet hattındaki sakatlıklar Barcelona'yı ciddi şekilde etkiledi. Takım alışılmışın dışında bir kadro ve diziliş ile sahadaydı ve bekleneni ortaya koyamadı. Özellikle Dani Alves içindeki Sabri Sarıoğlu'nu açıga çıkardı ve her ortayı arka direge kesmeye çalışınca Barcelona bırakın golü, pozisyon bile bulamadı. Hiddink ilk maçtaki gibi Barcelona'yı kitlemeyi başarmıştı.

Böylesine önemli maçlarda en ufak bir detay bile maçı çevirmeye yetebilir ve şuan da yeryüzündeki en iyi orta saha adamı olarak kabul ettigim İniesta öylesine güzel vurduki Barça turu kaptı ve Roma'nın yolunu tuttu. Açıkçası bu futbolla Manchester karşısında tutunmaları çok zor ve İngilizler Barcelona'nın topla oynamasına izin verse de onları kaleden bir şekilde uzak tutmayı başarıyorlar. Bazen teknik direktörlerin kariyerleri için bir şans meleginin onlara degmesi gerekir ve o melek bu gece Guardiola'nın yanına gelirken uzun yıllar zorunlu hizmet yaptığı Hiddink'in yanından ayrılıyordu.
Maçın iki kötüsü vardı biri yine yeni yeniden İlker Yasin, digeri de Norveçli hakem. İkiside maçın içine etmek için çok çaba sarfettiler. Roma'da arenaya çıkıcak savaşçılar artık belli. Manchester-Barcelona bizlere unutulmaz bir final yaratırlar umarum.....
5 Mayıs 2009 Salı
Arsenal 1 Manchester 3

Didier Deschamps

4 Mayıs 2009 Pazartesi
Tottenham Transfer Politikasını Degiştiriyor

Sami Hyypia

3 Mayıs 2009 Pazar
Beşiktaş 1 Fenerbahçe 2

İkinci yarı Beşiktaş Cisse ve Yusuf'la orta sahayı dengelerken,Aragones belkide Mustafa Denizli'nin istiyecegi iki degişikligi yaptı.Emre ve Semih'in oyundan çıkmasıyla Fenerbahçe orta sahayı rakibe teslim ederken, ileride top tutamaya başladı ve Holosko uzun bir koşunun ardından geriye çekilen Fenerbahçe defansının hatasını iyi değerlendirdi ve farkı 1'e indirdi.Golün ardından Beşiktaş yüklendikçe arkada açıklar verdi ve Fenerbahçe birçok pozisyon buldu ama yararlanamadı.Beşiktaş'ta beraberlige yaklaştıgı pozisyonları harcadı ve maç Fenerbahçe'nin üstünlüğü ile sona erdi.
Aragones'in Gökhan Gönül tercihi maç başında benim içinde çok büyük bir soru işareti idi ve Yasinle ikisi çok iyi oynadılar.Zaman zaman orta sahanın yardımınıda alarak pozisyon sıkıntısı çekmediler.Ali bilgin'de sağ kanatta etkiliydi ve 2. golün asistide ondan geldi.Ancak Aragones'in artık görmesi gereken bir şey var.Colin Kazım bu takıma sağ kanatta bişey katmaz.Oyuna girdikten sonra pozitif hamle yapmadığı gibi rakibi kovalama ve pres yapma gibi son dakikalarda tüm takımın savunma hattına geçtigi zamanlarda bile vurdumduymazdı.
Fenerbahçe özellikle ilk yarıda belkide Aragones'in oynatmak istediği oyuna en yakın olanını sergiledi.Israrla ayaga pas ve asla top şişirmeden defansta bile pas yapma istegi Fenerbahçe'yi ilk yarıda üstün kıldı.Fenerbahçe bizlere kötü giden sezonun hesabını vermeli bu kadar iyi oynayabiliyorlarsa sezon içindede en azından Türkiye liginde başa oynamalıydı.Ama o istek ve mücadeleyi göstermediler.Bundan sonra kupa ve kalan maçlarda en azından bu isteklerini göstersinler.Sivas ve Beşiktaş birbirlerine ikram ediyorlar şampiyonlugu birinin alıcağını kesin söylemek çok zor ve ligin altıda üstünden beter konuma geldi.Bakalım kalan haftalar bize neler göstericek.....
2 Mayıs 2009 Cumartesi
Real Madrid 2 Barcelona 6

El Classico gerçekten müthiş bir futbol ziyafeti sundu bize.Bu ziyafeti ilk golü atana kadar Real Madrid ki bu maçın çok kısa bir bölümüne tekabül ediyor, geri kalan tüm katkılar ise Barcelona'dan.Gerçekten insanın başını döndüren bir pas trafigi ve kaleye çok kolay gidişleri skoruda Real Madrid için korku filmine çevirmeye yetti.Orta sahada Xavi ve İniesta adeta topu soyunma odasına kadar kimseye vermeyecekler gibi sahipleniyorlar buna İngiltere günlerini hatırlatan Henry ve artık adam geçmeyi sabah yüzünü yıkamak kadar basit ve rutin bir iş haline getiren Messi'de eklenince Barça şampiyonlugunu düşman hattında ilan etti.

Barcelona'da Puyol ve Pique gollere katkı yapan iki isimdi çünkü defansta yapıcak pek işleri olmadı.Özellikle Pique'in gol vuruşunda forvet oyuncularında bile kolay rastlamıyacagımız derecedeki kurnazlıgı takdire şayandı.Real bu defans ve orta saha ile uzun süre kafaya güreşemez.Bir tarafta Xavi ve İniesta diger tarafta Diarra ve Gago.Arada Ferrari ile Hacı Murat kadar fark var.Casillas kadar yetenekli bir kaleci Barça karşısında ne kadar dirensede 6 gol yemekten kurtulamıyor diger tarafta ise Casillas'ın 10/1 kadar yetenege sahip olmayan Valdes 6 gollü galibiyetin keyfini sürüyor.Gerçi Chelsea ve Real Madrid maçlarında iyi bir oyun ortaya koydu ama bu onun Barça kalesini koruyacak kadar iyi oldugu anlamına gelmez çünkü batırdıgı birçok maç hala hafızalarda.Barça'da belki tek katkısı olmayan adam Etoo idi.Gol bulsun diye oyunun sonuna kadar kenara almadı onu Guardialo ama gol vuruşunu yapamadı yinede.Son söz kaptana.Hayatımda izlediğim en kötü Raul performansıydı diyebilirim.İkinci yarı neredeyse ayagına top gelmedi.Süper zevkli geçen maçın benim açımdan tek olumsuzlugu kaptanın formsuzlugu oldu.

Kaydol:
Kayıtlar (Atom)