Orduspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Orduspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Nisan 2013 Pazartesi

Orduspor 0 Fenerbahçe 2

Orduspor maçına bazıları sakatlık nedeniyle bazıları da maç yoğunluğu nedeniyle değişikliklerle başladık. Hasan Ali sol bekte, Bekir stoperde, Sow'un sakatlığı nedeniyle Caner sol açıkta ve Baroni'nin yerinde Salih ilk 11'de idi. Fenerbahçe maça muhtemelen Lazio maçının yorgunluğu ve konsantrasyon eksikliği ile rölantide başladı. Düşme hattının bizzat içine kadar gerileyen ve maça 3 forvet ile başlayan Orduspor tüm barutunu ilk 25 dakikada kullandı. Üst üste girdiği pozisyonlarda Volkan ayakta kalan isimdi. Fenerbahçe  bu ataklardan sonra topu tutmaya ve oyunun hakimiyetini ele geçirmeye başladı. Caner'in acayip çalımlarının ardından attığı pası, muhteşem bir şekilde önüne alan maçın yıldızı Salih, muhteşem bir sol ayak plasesi ile maçın Fenerbahçe'ye doğru çevrilmesini sağlayan isimdi. Sow'un yokluğunda mücadele anlamında olmasa da, pozisyona girme anlamında yanlızlaşan Webo'nun boşluğunu, Caner ve Salih çok iyi bir şekilde doldurdu.
İkinci yarı ne Orduspor'un Fenerbahçe'ye gol atıcak gücü, ne de Fenerbahçe defansının buna izin vericek bir hali vardı. Skor avantajınıda yakalamış Fenerbahçe karşısında, Caner'in çizgiden çıkardığı bir top haricinde Orduspor'un etklili bir atağı yoktu. Fenerbahçe tempoyu düşürüp pas yapmaya devam etti ve Salih kendi başlattığı atakta topu Kuyt'a verip ceza sahasının yolunu tuttu. Kuyt çok akıllı bir şekilde Salih'i gördü, Salih ise daha da akıllı bir şekilde öne çıkmış kalecinin üstünden muhteşem bir gol attı ve maç orada bitti. Takım halinde herkesin mücadele ettiği, Salih dışında özellikle orta alanda Topal-Meireles uyumu ile Yobo'nun defansta hakimiyeti ve Kuyt'ın her zamanki çalışkanlığı vardı. Caner, pet şişe  tekmeledikten sonra önce Lazio ardından Ordupspor maçındaki asistleri ile maçın öne çıkan ismiydi. Salih,  Fenerbahçe'de daha önce fazla gözleyemediğimiz bir şekilde hızla ilk 11'e girdi ve artık bu takımın ana iskeletinde yer alıcak. Yaşının çok üzerinde bir olgunluğa sahip olan bu çoçuk, Fenerbahçe'nin geleceği. Girdi-çıktı, hata yaptı, az süre aldı, kupa maçlarında 90 dakika sahada yer aldı derken Plzen maçında attığı golle kariyeri yükselişe geçti. Önce Antalyaspor maçında attığı gol ardından Orduspor gibi maçın ilk dakikalarında futbol kurallarını aşan sertlikte oynayan bir rakibe karşı efendiliğini bozmadan sadece yeteneği kullanarak işini yaptı ve 2 golle Fenerbahçe'yi kalan maçları arasında zor bir deplasmanda galibiyete taşıyan isim oldu. Önü çok açık, Allah utandırmasın. 

Fenerbahçe, rakibi Galatasaray'ın son maçta yaşadığı olaylarda göz önüne alındığında artık şampiyonluk baskısını iyice hissettiriyor. Rakibin alacağı cezaların bir sebebi de, Fenerbahçe'nin ligin ikinci yarısında yükselen form grafiği. Hem ligde hem Avrupa'da yoluna takılmadan devam eden, yoğun maç trafiğine rağmen ayakta kalan Fenerbahçe, artık rakibin sinirlerini bozuyor. Bu yolda aynen bu şekilde asla bozmadan devam ettiği sürece bozmaya da devam edicek. Fenerbahçe bu sezon çok kötü günlerden bu günlere geldi. Bunda hem başkanın hem Aykut Kocaman'ın, hem oyuncuların hem taraftarın mücadeleyi bırakmayıp, yola devam etmesinin payı var. Bu yolun sonun açık, yeterki bozmadan aynı inançla yüremeye devam edelim.

12 Kasım 2012 Pazartesi

Fenerbahçe 2 Orduspor 1

Fenerbahçe Avrupa dönüşlerinde hep zorlu maçlar oynadı. Ael maçı sonrası Ordu maçı performans açısından zorluklar içeriyordu. Maçın ilk 10 dakikasının ardından hafta içi maçı Fenerbahçe değilde Orduspor oynamış gibi bir durum vardı. Fenerbahçe ön alanda baskı yapıyor, Stoch ve Kuyt ile ileriye topu taşıyor hatta defansını sık sık orta sahaya yakınlaştırarak alan daraltıyordu. Fenerbahçe bu anlayışın meyvesini sakat! Sow ile henüz 11. dakikada elde etti. Kuyt'un asistinde Sow müthiş bir top kontrolü ve driblingin ardından güzel bir vuruşla takımı rahatlattı. Bu golün ardından maçın sonuna kadar ise şut bombardımanı başladı. Stoch ve Baroni direğe takıldı, duran toplar sürekli ceza sahası dışında bekleyen Meireles'e doğru atıldı, Topal'ın şutunu kaleci kurtarırken oyuna sonradan giren Sezer'in mükemmel şutunda ise kaleci çaresiz kaldı.  Fenerbahçe orta alanda Topal ve Meireles varken hem defans hem ofans açısından daha iyi bir performans sergiliyor. Buna sık sık Gökhan'ın kademesine giren Kuyt'un çalışkanlığı ve defansta Yobo-Bekir uyumu da eklendiğinde, seyrederken keyif alınan bir Fenerbahçe ortaya çıkıyor. Aykut Kocaman'ın, sakatların dönüşü ile oyun planını daha kolay uyguladığını da belirtmemiz gerekiyor. 

Orduspor gibi iyi defans yapan ve Hector Cuper'in felsefesini sahaya tam olarak yansıtan oyununa karşı Fenerbahçe maç boyunca ilk 7-8 dakika haricinde hiç zorlanmadı hatta golü bulduktan sonra Orduspor'u rakip sahaya itip kendi defansını öne çıkarmaya başladı. İkinci yarı boyunca Bekir'in 2-3 kez topla beraber ileri çıktığını hatta pozisyon yarattığını söylemeliyiz. Fenerbahçe bu tempoyu sürdürdüğü takdirde ligde zorlanacağı bir maç yok. Şu noktada sadece deplasman performansı soru işareti olarak gözüküyor. Avrupa'da lider pozisyonda olunması, ligde lider ile olan farkın 3 puana indirilmesi ve en önemlisi takımın oyun ve istek olarak 1 kademe yukarı çıkması ileriye yönelik umutları arttırıyor. Sakatların(Mehmet Topuz, Egemen Korkmaz) takıma dönmesi ve formsuzların (Krasiç, Semih, Bienvenu) performanslarını arttırmalarıyla daha alternatifli ve daha güçlü bir Fenerbahçe izleyebiliriz. Şimdi çok zor bir deplasman olan Eskişehir maçında takım nasıl bir oyun anlayışı ve performans sergileyecek onu görüceğiz. Eğer bu maçtan da galibiyet ile ayrılınırsa Fenerbahçe önünü daha rahat görebilir.

5 Ocak 2012 Perşembe

Orduspor 1 Fenerbahçe 1

İkinci yarının ilk maçı yine mesai saati içerisinde insanlara eziyet etmek için 18.00'de oynandı. Fenerbahçe Alex'in yokluğunda evrenden torpili olan Özer ile oyuna başlarken, Orduspor asıl transferini kulübeye Hector Cuper'i getirerek yaptı. Antalyaspor maçının kopyası halinde kaldığı yerden devam eden Fenerbahçe'de maçın genelindeki bitkin görüntüyü anlamak çok zor. Stancu'nun Ordu otogarından vurduğu topta golü yiyen Volkan bundan daha zor ve karşı karşıya olan pozisyonda ellerini kullanmadan golü önleyince sahadan 1-1 beraberlik ile ayrıldık. Alex yerine Özer'i oyuna koymak, Mehmet Topuz yerine Özer'i koymak hatta zaman zaman sol açık mevkisine Özer'i koymak bu takıma yapılacak en büyük ihanet. Messi'nin bile 90 dakikada en az 100 kez yaptığı basit pası Özer'e bir türlü yaptıramadık. Sektirerek top sürme, geçtiği adamı bir daha çalımlama, ayağının dışı ile vücudunu bambaşka bir şekle sokarak pas atma gibi özelliklere sahip olan Özer bana göre ilk 18'de bile olmayı hak etmiyor. Bu bölgede, bu maçta oyunun tamamında en iyi isim olan Emre, Alex'in bölgesine atılabilir ya da maç direkt olarak çift forvet ile başlayabilirdi. Maç böyle başlamadı ve zaten ateşin sıcaklığını hisseden Orduspor bonus olarak golüde bulunca deplasmanda işimiz mucizelere kaldı. 

İlk yarı oyunun hakimi gözüken ama yaptığı 10 pasın 7 sini Yobo-Serdar arasında yapan, kanatları hiç kullanamayan Fenerbahçe topu ileriye dahi taşıyamadı. İkinci yarı artık klasikleşmiş Stoch-Caner değişikliği izledik ve ilk yarının en kötü ismi olan aynı zamanda yediğimiz golün öncesinde topu kaptıran Özer'in yerine Dia oyuna dahil oldu. Mehmet, Özer'in bölgesine kaydı ve takım Emre ile golü ikinci yarının hemen başında bulunca umutlandık ama bu sefer devreye Fenerbahçe'nin hızını kesen Tolga Özkalfa girdi. Fifa kokartı takıcak adam bulunamadığı için Fifa kokartı taktığını düşündüğüm hakem rüzgardan yere düşen tüm Orduspor'lu oyunculara faul çalarak yakalanan 15 dakikalık ivmeyide sona erdirdi. Son olarak yapılan Bienvenue hamlesi zaten işe yaramayacağı ortadayken adetten yapılmıştı ve Semih ile beraber oynasada her ikiside kötü bir performans gösterdi. Takıma gelicek forvet 2 ay antreman yapmamış olsa dahi hem Semih hem Bienvenue'yu ilk maçta kesicek durumda. Özellikle deplasmanlarda takım ileriye lütfedip çıkıyor ve bunuda en az 10 geri pas yaparak sağlıyor. Kanatların çalışmadığı, orta alanda Emre haricinde kimsenin sorumluluk almadığı bir ortamda zaten pozisyona girmek mucizelere kalıyor. Şu an takım iyi oynamasada play-off olasılığı ve yaşanan sürecin olumsuz etkileri nedeniyle fazla eleştirilmiyor ancak uzun vadede yeniden deplasmanda ruhsuz futbola dönücek isek işimiz gerçekten çok zor. Özer'i ilk 11 görmeyeyim ben yine de umutluyum takımın geri kalanından. Haftasonu diyicem ama bu seferde maçımız pazartesi sanırım ondan dolayı Antep maçını hafta içi oynuyacağız sayalım. I love you TFF.

13 Eylül 2011 Salı

Fenerbahçe 1 Orduspor 0

Yeni sezonun ilk maçını maalesef seyirsiciz açtık. Shaktar maçındaki olaylar neticesinde alınan 2 maçlık cezanın ilk maçını kazasız belasız tamamladık. Maç öncesi Emre, Gökhan ve Serdal Kesimal'ın sakatlıklarına Orhan Şam'da eklenince kadroda biraz sıkıntı yaşandı ama asıl sıkıntı oyunu yönlendirmede ve kanat akınlarındaki eksiklikte görüldü. Emre'nin yokluğu orta alanı, Gökhan'ın yokluğu sağ kanat bindirmelerini etkiledi. Ziegler'in ilk maçı olması ve onun önünde Dia'nın etkisiz oyunu birleşince sol kanatta oyuna pek dahil olamadı. Lige yeni yükselmesine ve çok fazla transfer yapmasına rağmen Orduspor sahada ne yapmasını bilen bir görüntü sergiledi ve ilk yarı çok etkiliydi. Fatih Tekke ile biri %100 olmak üzere 2 pozisyondan yararlanamadılar. Ardından defansta yaptıkları ilk hatada Mehmet Topuz topu Semih'e o da topu boş pozisyondaki Cristian'a aktarınca Fenerbahçe sezonun ilk golünün sevincini yaşadı.

İkinci yarı ile birlikte skor avantajına sahip olmamıza rağmen çok fazla tempo yapabildiğimizi söylemek zor. Zeminin çok erken bozulması  pas organizasyonu etkilendi ve Orduspor ataklarını devam ettirdi. Semih'in müthiş aşırtması direkte patladı ardından Alex'in röveşatasını kaleci kurtardı ve 2. golü bulamadık. Oyundan düşmeler başlayınca Semih ve Dia kenara gelirken Caner ve yeni transfer Henri oyuna dahil oldu ve takımın direnci arttırılmaya çalışıldı. Caner ile yakaladığımız sol kanat etkinliğinde bir penaltımızın verilmediğini de ekleyelim. Maçın geri kalan bölümü çok etkili ataklar yapılmayarak geçildi ve maç 1-0 galibiyetimiz ile noktalandı. Her iki kanattan hücum etkinliği yakalayamadığımızı belirtelim. Emre ve Gökhan'ın takıma dönmesi ve yeni transferlerin oyun planına daha iyi adapte olmaları ile takımın daha iyi bir noktaya geleceğini söyleyebiliriz. Orduspor'un iyi bir futbol ortaya koyduğunu ve yeni transferlerin fazlalığına rağmen uyumlu bir futbol oynadığını söyleyelim. Ligin ilk maçında seyirci yok, zemin ve oyun kötü ama 3 puan vardı, önemli olanda şu zamanda bu.