Manchester United etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Manchester United etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Mayıs 2011 Pazar

Şampiyon Barcelona

Barcelona'nın finalde olması beklenen bir durumdu ve karşılarında yine finallerin gediklilerinden Manchester vardı. Beklenmeyen durum Manchester'ın ilk 10 dakikadaki müthiş baskısıydı.Barcelona bir ara şaka değil pas yapamayıp topu dışarıya atmak zorunda bile kaldı ama bu baskıyı 90 dakika uygulayabilmek neredeyse imkansız olunca orta saha sazı eline aldı ve karşı kale önünde etkinlikler artmaya başladı. Puyol yerine Mascherano'yu geri dörtlüye yerleştiren Guardiola, sol bektede yeni ameliyatlı Abidal'a formayı vermekten çekinmedi ki gece sonunda Alves'in dil darbelerinden kurtulan kupayı havaya kaptanlık pazubandı ile kaldıran da oydu.
Barcelona topla oynamaya başladıktan sonra karşı kale önünde etkinliğini arttırdı ve golün habercisi pozisyonların ardından artık klasik bir Barca hücumu haline gelen Pedro'yu arkaya kaçıralım pası ile top ağlara son maçını oynayan Van Der Sar diğer köşeye gidince skor 1-o oldu. Tam Manu'nun işi zor derken bu sefer etkili bir hücumda birazda ofsayt kokusu ile birlikte Gigs'in verdiği pası Rooney güzel bir vuruşla ağlara gönderince kartlar yeniden dağıtılmış oldu. İlk yarının sonlarında Messi ile bir pozisyonu kaçıran Barca soyunma odasına beraberlik ile gitmek zorunda kaldı. İkinci yarı öncesinde Barca'nın topla daha fazla oynama isteği her zamanki gibi istatisliklere yansıyordu.
İkinci yarı yine paslarla ördük ana yurdu dört baştan ilkesine sadık kalan Barselona'da ipler bu sefer Messi'nin eline geçti. Ardından Manchester defansının geldiği hali Vidic ve Ferdinand'ın yediği çalımları gören bir Manu'lu eminim bira stoklarını tüketmiştir. Messi çok sıkılmış olucakki önce plase denediğişut kurtarılınca ardından güzel bie şutla köşeyi görerek skoru 2-1'e getirdi ve takımı rahatlattı. Hemen ardından ben buraya kupalar kaldırmaya geldim diyen Villa güzel bir vuruşla fişi çekti ve skor 3-1'e geldiki bu golden 1 dakika önce oyuna Nani'yi dahil ederek müdahale eden Sir, bu golden sonra maçı koltuğundan izledi.
Manchester'ın son hamleleride fayda sağlamayınca maç 3-1 Barcelona lehine bitti ve kupa canavarı olan bu adamlar müzelerine yeni bir kupa daha ekledi ve Avrupa'nın zirvesine yeniden oturdu. Bir bütün haline kusursuz işleyen bir düzen, egolarından arınmış oyuncular topluluğu ve başlarındaki güzel insanla açıkçası burda olmayı fzlasıyla hak ediyorlar. Maç sonu sevinçleri bile bir başka olan bu takımın başarısı uzun yıllar devam edicekmiş gibi duruyor.Messi bu takımda kaldığı sürece kupanın bir ucunu hep Barcelona tutucak.

3 Kasım 2010 Çarşamba

Bursaspor 0 Manchester United 3

Bursaspor 4. maçlar sonunda da gol ve galibiyetle tanışamazken, Manchester ilk maça göre daha iyi bir kadro ile ve rahat bir şekilde galibiyete uzanan taraf oldu. Maça İngiltere'deki oyunundan tamamen farklı bir şekilde istekli olarak başlayan Bursaspor ilerleyen dakikalarda oyundan düştü ve arka arkaya yediği gollerlede oyundan tamamen koptu. Bu skordan sonra puan çıkarma açısından geriye yanlızca evdeki Glasgow maçı kaldı, kalan 2 maçta gol bulunabilir ama puan açısından en avantajlı olunan maç sadece evsahibi olunan maç. Manchester karşısında ileride Sercan sağ kanatta Turgay ve orta alanda Svennson gibi değişik bir dizilişle çıkan Bursaspor, Turgay ile golü bulsa maçın geri kalanı değişik olabilirdi. Maçlar varsayımlara göre oynanmadığına göre bu maçın Bursaspor açısından normal bir sonuçla bittiğini söyleyebiliriz. Özellikle maçın son dakikalarında oyun disiplininden kopulması ve yenilen her gol sonrası takımın bir türlü direnç gösterememesi şampiyonlar liginin ardından Bursaspor'un hanesinde kalıcak fatura olarak duruyor.

Manchester yine kolay rakiplere karşı uyguladığı forma şansı bulamayan oyuncuları oynatma ve bunları golle buluşturma seansına devam etti ve kolay bir galibiyetle eve döndü onlar için tek sıkıntı ilk yarı sakatlanıp oyundan çıkan Nani olabilir onunda tedbir amaçlı kenara geldiğini söyleyebiliriz. Son dakikalarda Bursaspor seyircisinin desteği mükemmeldi ancak Bursa için bu sezon Şampiyonlar ligi acı bir tecrübeden öteye gidemeyecek duruyor.


21 Ekim 2010 Perşembe

Sir, Şut Çekebilirmiyiz?

Karşı kaleye gitmeyi dahi aklına getirmeyen bir takım ve ardından dönen ligin kalitesi geyikleri. Bursaspor buraya kadar gelmeyi sonuna kadar hak etmiştir bunu tartışmak bile anlamsız ama karşı kaleye neden bu kadar uzagız ve çokça yedek oturanlardan kurulu bir Manchester karşısında neden bu kadar mahkum oynuyoruz, Ertem Şener'den kurtulma planıda olan biri bu sorulara cevap versin.

26 Kasım 2009 Perşembe

Manchester United 0 Beşiktaş 1


Cska'nın evinde aldığı galibiyet neticesinde son maçlara gruptan çıkmış olarak giren Manchester United maça genç oyuncularla çıktı. Gerçi bu maçın sonucundan bağımsız olarak Alex Ferguson'un bu maçta rotasyon yapacağıda aşikardı. Maçın hemen başında Tello'nun sağ çaprazdan vurduğu şutun defansada çarparak gol olması maçın Beşiktaş lehine dönmesini gerçekleştiren ikinci noktaydı. Bu dakikadan maçın bitimine kadar sahaya iyi yayılan, defansta açık vermeyen ve son dakikalarda kalesinde devleşen Rüştü'nün iyi oyunu ile maçtan 3 puan ile ayrılmasını bilen bir Beşiktaş vardı. Fenerbahçe maçında gösterdikleri defans ve orta saha bütünleşmesi bu maçtada galibiyeti getiren ana faktördü. Denizli macera aramayıp defansta Ferrari ve Toraman, göbekte ise Fink- Ernst ikilisini cezalı ya da sakat olmadıkları her maç ilk 11 başlatıp bu bölgelerde sık sık değişikliğe gitmezse Beşiktaş göbekten delinmesi zor bir takım oluyor. Buna kanatlarda yardımlaşma ve bir bütün halinde hareket etmede eklenince, birazda şans yanınızdaysa Old Trafford'da dahi galibiyete uzanabiliyorsunuz.

Manchester'ın evinde Türk takımlarına kaybetmek artık bir ritüel haline geldi diyebiliriz. Gerçi ne olursa olsun bir Türk hoca Manchester'ın bulunduğu pozisyonda olsa dahi kendi evindeki bir maçta bu kadar genç bir kadro sahaya sürmeye cesaret edemez. Sir olmak bu kadar kolay değil elbette. Takımın kaybetmesinden daha ziyade Şampiyonlar Ligin'de mücadele etme açısından ve bu havayı yakalama nedeniyle gözünü kırpmadan formayı veriyor. Gerçi son dakikalarda maçı çevirme adına Owen, Evra ve Carrick sahaya girip yaş ve tecrübe ortalaması yukarıya çekilmeye çalışılsada maçın büyük bir bölümü genç oyunculardan kurulu bir kadro ile götürüldü. Tüm bunlara rağmen bu galibiyet Beşiktaş'ın zaferini küçültmüyor çünkü tarih kazananları yazar, kadroları değil. Bu maçta 2002 Dünya Kupası'na selam çakan Rüştü, sol kanatta 2 maçtır çılgın atan İbrahim ve defansta Ferrari'yi ayrıca kutlamak lazım. Beşiktaş grupta daha erken uyanıp özellikle burdaki Wolfsburg maçından mağlubiyet ile ayrılmasa ve daha erken bir form yakalasa grup ve Beşiktaş'ın durumu daha farklı olabilirdi. Son maçlar grupta sıralamayı ve Avrupa'ya devam edicek takımları belirleyecek. O maçlar neticesinde bu sonuçlar daha fazla acı verebilir.

30 Eylül 2009 Çarşamba

Manchester United 2 Wolfsburg 1


İngiltere deplasmanında maça başlanabilecek en iyi şekilde başlayan Wolfsburg ilk dakikalarda özellikle Grafite'nin hazırladığı pozisyonlarda etkilide oldu. Manchester'ı sürekli ofsayt ile durdurmak maç boyuncuda etkili oldu. İlk yarı her iki takımın oyunu fazla kontrol edemediği dengeli bir maç izledik. İkinci yarı başladığında Wolfsburg ilk yarının başındaki futbolunu sürdürürken pozisyonlarda gelmeye başladı. Nitekim Wolfsburg lehine faul olan bir pozisyonda hakem avantajı oynattı ve Makato Hasabe'nin arka direğe akıllıca kestiği topta kendisinden 1 boy kısa Patrice Evra ike baş başa kalan Edin Dzeko güzel bir kafa vuruşu ile takımını öne geçirdi. Bu dakikadan sonra Manchester'ın sağlı sollu ataklarla yükleneceğini tahmin etmek zor değil. İlk yarının hemen başında ve ikinci yarı golü bulana kadar bir deplasman takımından beklenilecek en iyi performansı ortaya koyan Wolfsburg bu dakikadan sonra yapması gereken en son şeyi yaptı ve kendi sahasına kapandı. Giggs'in şansınında yardımı ile frikikten beraberliği yakalayan Manchester ardından ilk yarıda karşı karşıya ve daha rahat bir pozisyonda golü bulamayan Carrick'in güzel vuruşu ile maçı koparmasını bildi.


Bu sonuçların ardından Manchester 6 puan ile grupta öne çıktı ve önümüzdeki maçlarda gruptan çıkmayı garantileyip lige dönücekler ve Avrupa maçlarında rotasyona başvurucaklardır. Her ne kadar yenilsede Wolfsburg maçın belli bölümlerinde oynadığı bu futbolla Moskova ve İstanbul deplasmanlarından puan çıkarıcaktır. Beşiktaş ve Cska Moskava arasında 3.lük için avantajlı duran tarafta Cska. Manchester oyun tıkandığında Giggs sahada yoksa onu oyuna sokuyor eger oyundaysa bu sefer onun kurucağı hucum varyasyonlarını deniyor. Yaşına ragmen müthiş fizik gücü ve profesyonelliği Manchester'ın bu dönemi hem ligde hem de Avrupa'da rahat bir şekilde götürmesine olanak sağlıyor. Ancak Ronaldo'nun gidişinin ardından takım hala liderine kavuşmuş değil. İlerleyen turlarda Giggs her maça yetmeyebilir. Manchester elbette ligin ilerlemesi ve Avrupa'da üst tur maçlarının başlaması ile vites yükselticektir ama o ivme bu sefer finali onlara getiricekmi görücez.

15 Eylül 2009 Salı

Beşiktaş 0 Manchester United 1


Maçı izlemek için televizyonun karşısına geçtiğimde iyi bir maç izleyeceğimi ve Manchester'ın maçtan rahat bir galibiyet çıkaracağını düşünüyordum ancak beklentim doğrultusunda bir maç olmadı. Mustafa Denizli bu sefer Nihat'ı yedek bırakıp Nobre'yi sahaya sürmüş kalede sakat olan Rüştü'nün yerine Hakan geçmiş ve Holosko'da ilk 11'de idi. Manchester'da oynaması beklenen Ferdinand sahada yoktu. İleride Rooney tek forvet sağda Valencia solda Nani orta alanda ise Scholes-Carrick ikilisi ile sahne aldı Manchester. Beşiktaş Galatsaray maçındaki gibi bir oyun ortaya koydu ancak bu sefer Sami Yen'de girdikleri pozisyonları bulamadılar. Tabata'nın etkisizliği ve takımın kanatları kullanamaması neticesinde ileride Nobre pozisyona giremedi. Nitekim ikinci yarı oyuna giren Yusuf ve Tello'da bu soruna çözüm olamadılar. Orta alanda Alman Ernst! ve defansta Sivok çok iyiydi. Maçın genelinde oyunu domine etmesini beklediğim ve son premier lig maçında müthiş hızlı bir oyun oynayan Manchester sahada adeta deplasmanda tek gole razı bir havada oynadı ve Scholes dönen topu iyi takip ederek golü buldu ve Manchester 3 puanı alıp evine dönüyor. Beşiktaş sürekli kadro istikrarsızlığı yaşıyor. Maç öncesinde Bobo kadrodan çıkartıldı her maç farklı oyuncular sahada yer alıyor ve hem Turkcell Super Lig'deki hem de Avrupa'daki rakipleri bu derece kadro değişiklikleri yapmıyor. Bu maçtada açıkça görülen şey kanatların oyuna asla dahil olmaması.İ brahim'den hala medet ummak İbrahim Kaş'tan sağ kanatta performans beklemek gerçekten hayalcilik. Hele Fink gibi bölgenin oyuncusu varken Ekrem'den medet ummak gerçekten ilginç. Nitekim Beşiktaş çokta iyi oynamayan bir Manchester'a karşı 3 puanı kaybetti. Evinizdeki maçta en azından beraberliği böylesine kötü bir rakibe karşı kazanmalıydı. İlerleyen maçlar daha da zor olucak Beşiktaş'ın acilen bir kadro istikrarı ve oyun planı oturtması gerekiyor.

9 Ağustos 2009 Pazar

Community Shield Chelsea'nin




Chelsea, İngiltere'de sezonun açılışının yapıldığı maçta penaltılarda Manchester'ı 4-1 geçerek kupaya uzandı. İlk golü Nani ile bulan Manchester ilk yarıda da etkili olan taraftı. Ancak ikinci yarıda önce kaleci Foster'ın hatası ile eşitliği sağlayan Chelsea ardından top dışarı atılmalı mı tartışmasının her sene yapıldığı İngiltere'deki buna hoca karar versin, yanarsa onun başı yansın mantığının sonucu olarak Lampard ile 2-1 öne geçti. Maç böyle giderken Sir benim Football Manager'da yaptığım gibi kulubede kim varsa süreyim sahaya bakalım ne olucak hamlesiyle oyunun kontrolünü ele almaya çalıştı.

Giggs'in muhteşem pasında topla buluşan İngiliz aygırı Rooney güzel bir vuruşla golü son dakikada yapınca maç penaltılara kaldı. İşte tam bu noktada Manchester'ın en zayıf noktası ortaya çıktı. Van Der Sar'ın yokluğunda penaltılarda avantaj Chelsea'deydi. Bunun üstüne birde Gigs ve Evra'nın felaket ötesi atışları eklenince kupa Chelsea'nin oldu. Ronaldo sonrası özellikle hücum varyasyonlarında zorlanıcakları aşikar. İlk golü atan Nani buna biraz çare olucakmış gibi gözüktü ama o da sakatlanarak oyundan çıkmak zorunda kaldı. Özellikle Berbatov felaket bir performans sergiledi.Önümüzdeki maçlarda Owen onun yerini alıcaktır.

Chelsea ise ilk yarı sergilediği silik performansı özellikle ikinci yarıda ortadan kaldırarak topa sahip olan taraftı. Transferi sürekli konuşulan Carvalho attığı gol, hücuma katkıları ve defanstaki performansı ile öne çıkan isimdi. Kaleci Cech ilk yarıda kurtardığı 2 net pozisyonla ve peneltılardaki muhteşem performansıyla kupayı getiren isim oldu ve Ancelotti'de İngiltere macerasına iyi bir başlangıç yaptı ama ben yine de lig için Manchester'ı avantajlı görüyorum.

13 Temmuz 2009 Pazartesi

Organize İşler Bunlar

İngiltere'deki soyulan futbolcular kervanına son olarak Manchester United'ın bu sezon parlayan yıldız adayı Federico Macheda 'da eklendi. Genç futbolcunun evinden para ve mücevherleri çalan hırsızlar kendilerine müdahale etmeye çalışan bir kişiyi de başından yaraladıktan sonra kayıplara karışmış. İngiltere'de sadece futbolcuların evlerini soymakla meşgul bir çete var diye düşünüyorum. Tuncay Şanlı'da dahil birçok futbolcunun evini genelde futbolcular ülke dışındayken soydular. Gerçi istihbarat yapmalarına bile gerek yok çünkü antreman saatlerinden tutunda oyuncuların İngiltere sınırlarında olup olmadıklarına kadar herşeyi çok kolay bir biçimde internetten öğrenebilirler. Yabancı oyuncuların evlerini soymak için onların İngiltere'de olmadıkları yaz dönemleri ya da milli takıma katıldıkları milli maç aralarını seçiyorlar. İngiliz kökenli oyuncular içinse antreman saatleri tercih ediliyormuş. Aslında oyuncuların evleri ve genç oyuncuların parayı bulur bulmaz yöneldikleri değerli eşyalarda düşünüldüğünde bu adamlar çoktan köşe olmuşlardır. Bu soygun girişiminin ardından Manchester polisinin yaptığı açıklama ise pek bi tanıdık olmuş: ''Soruşturma devam ediyor...''

28 Mayıs 2009 Perşembe

Barcelona 2 Manchester 0




Maça Manchester çok hızlı başladı ve özellikle orta sahada ilk 10 dakikada Barcelona'ya pas olanağı tanımadılar. Finallerin unutulmayan yanlarının başlangıçları hep basit anlarda saklıdır ve ilk atağını gerçekleştiren Barcelona ilk şutunda pis burunu sonuna kadar kullanan Etoo ile öne geçti ve maç o dakikadan sonra birdaha asla Manchester'a bırakılmamak üzere Barcelona'ya geçti. İniesta ve Xavi ile başlayan orta saha organizasyonları Manchester'ın orta sahasını kitlediği gibi Ronaldo ve Rooney maçın hiçbir dakikasında öne çıkamadı.


İkinci yarı Tevez ve Berbatov değişiklikleri ile risk alan Manchester zaten iyi durumda olmadığı orta saha savaşını tamamen kaybetti ve Messi, Hakan Şükür stilindeki kafa vuruşu ile o boyuna rağmen kafa golünü atıyor ve zaten az olan Manchester umutlarınıda tamamen bitiriyordu. Barcelona belkide o son dakika golü olmasa bugün finalde adından hiç söz edilmeyecek takımdı ama İniesta takımı finale taşıdı ve birçok kişinin istediği şekilde Barcelona kupaya uzandı. Çeyrek finaller belli olduğunda bariz olan İngiliz üstünlüğüne karşı umudumuz Barcelona demiştik ve bu umut gerçeğe dönüşerek kupayı İspanya'ya götürdü. Guardiola ilk sezonunda müthiş bir kariyer başlangıcı yaparak futbol tarihinin unutulmazları arasında yerini aldı. Kupa finalini hak eden iki takım oynadı ve finalde kupayı sonuna kadar hak eden Barcelona kupayı aldı. Biraz daha çekişmeli olsa ya da Manchester biraz fazla asılabilse daha da zevkli olabilirdi....

16 Mayıs 2009 Cumartesi

Manchester Şampiyon

Premier ligde uzun süren kovalamaca bugün son buldu. Manchester yine mutlu sona ulaştı. Arsenal ile 0-0 kalarak şampiyonluğu garantilediler ve kupaya uzandılar. Uzun bir süre Liverpool'un soluğunu enselerinde hissettiler ama hedefe varmayı bildiler. Şampiyonlar Ligi finalistlerinden her 2'si de liglerinde bitiş çizgisini gördü, Roma'da kupayı alan Avrupaya'da damgasını vurucak...

5 Mayıs 2009 Salı

Arsenal 1 Manchester 3

Manchester işi o kadar çabuk bitirdiki maçın geri kalanında Ronaldo'nun frikik antrenmanını izlemek zorunda kaldık. Manchester artık Roma semalarında ve yarınki maçı bekliyorlar, onlar büyük ihtimal Chelsea'yi tercih eder ama Barcelona'nın finale kalması bu sezonun en iyi maçını izlememize de olanak sağlar. Arsene Wenger yine geldi gitti ama kupaya ulaşamadan dönmek zorunda kaldılar. Sir ise attıkları her golden sonra çoçuklar gibi sevindi hastasıyım bu huyunun. Maçta skor avantajı varken penaltı yaptırmak ne kadar akıllıca tartışılır üstelik uzak kalıcagınız maç Şampiyonlar Ligi Finali.....

30 Nisan 2009 Perşembe

Manchester 1 Arsenal 0

Manchester golü belkide bahis oynayanların asla üzerine bahis oynamıyacakları bir isimle buldu.O'Shea arka direkte nasıl olsa atamaz diye mi boş bırakıldı yoksa kendinimi unutturdu bilemiyoruz ama bildigimiz tek şey Manchester tur için avantajı ele geçirdi.Arsenal'de Almunia tüm gayretine ragmen gole engel olamadı ama en azından farkın daha da açılmasını engelledi.Manchester Emirates'e avantajlı gidiyor ve tura yakın olan taraf, Arsenal finale gitmek istiyorsa bu akşam gösterdigi performansı aşmalı ve özellikle forveti beslemeli.Sir ve Wenger o kadar sık karşılaşıyorlar ki artık takımlar birbirini ezberlemiş durumda.Farklılıklar ve skoru tayin eden vuruşlarda hiç hesapta olmayan oyunculardan geliyor.....

15 Nisan 2009 Çarşamba

Porto 0 Manchester 1

2-2 rövanşında erken gol Manchester'a turu getirdi ve Porto karşısında İngilizler'in şanssızlığını kırmış oldu. Hafta içi Henry'nin ''Ronaldo, Messi'den daha iyi'' gazını almış olan Ronaldo harbiden küçük bir F-16 yolladı Porto kalesine ve erken golle birlikte Manchester oyunu çok rahat kontrol etti. Arsenal'in de turu geçmesiyle yarı finalde 3 ingiliz 1 ispanyola karşı.Barcelona şunları bi pataklasada, İngilizlerin o kibirli suratlarını bir daha görme fırsatını bize sunsa...

7 Nisan 2009 Salı

Manchester 2 Porto 2

Porto belkide İngiltere'de ilk 10 dakikada deplasman takımı nasıl oynamalı sorusunun cevabını verdi.İngiliz takımlarının konuklarına sıkça yaptığı erken gol süprizini bu sefer Porto, Manchester'a yaptı.Rodriguez'in çok şık vuruşu ile öne geçtiler.Daha sonra Porto defansının geri çevrilmeyecek güzellikteki asistini Rooney affetmedi ve eşitlik sağlandı.İkinci yarı Manchester iyice bastırır ve golü erken bulursa maçı koparır dedik ama gol bir türlü gelmedi.İlerleyen bölümde Giggs ve Tevez oyuna dahil oldu.Kullanılan bir taç atışında Rooney halı sahalarda sıkça gördüğümüz o topuk pası ile topu altıpasa indirdi ve Bolivya dağlarında devrimci havayı cigerlerine sonuna kadar çekmiş Tevez golü çaktı.

Manchester klasik galibiyetlerinden birini daha alıcak derken Porto, Mariano ile golü buldu ve Old Trafford'dan istediği skorla ayrılmasını bildi. Kendi evinde İngilizlere karşı bariz bir üstünlüğü var Porto'nun, bakalım bunu kullanabileceklermi. İkinci maç ilkine göre daha zevkli olucaktır. Star'da artık şu ses görüntü ayarını yapsın kardeşim ayıptır,millet aya çıktı Pes 2009 tadında maçlar izliyor İtalyanlar, biz hala bunlarla uğraşıyoruz..

14 Mart 2009 Cumartesi

Manchester Unıted 1 Liverpool 4

Liverpool otomatike bağladı son maçlarda gelene gidene hiç bakmadan 4 sallıyorlar.Manchester aslında Cristiano Ronaldo'nun ayağından bulduğu penaltı golüyle maça iyi başlasada Liverpool daha sonra dengeyi kurup Torresle eşitliği yakaladı.Gerrard'ın atığı penaltı golüyle öne geçti ve Vidic'in atılması Manchesterı 10 kişi bıraktı.Hemen akabinde Aurelio'nun frikik golü ve en sonunda da Dossena'nın golüyle Liverpool Old Trafford'da Manchester'a 4 gol atma becerisini gösterdi ve İngiltere'de şampiyonluk yarışı yeniden alevlendi.Maç yazısını Murat Kosova cümlesi ile bitirelim.İşte Premier Lig bu...