Manisaspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Manisaspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Ocak 2012 Salı

Manisaspor 1 Fenerbahçe 2

Üzerimizde dolanan kara bulutlar efsanenin aramızdan ayrılışı ile iyice tavan yaptı. Takım hem Lefter için hem başkan için hem taraftar için kazanmak istiyordu. Maç kadrosu her ne kadar istenilen düzeyde değilsede, oyun alınan skorun çok ötesindeydi. Alex'in yokluğu ve bitirici oyuncu eksikliğimize rağmen Fenerbahçe oyunun büyük bölümünde topa hakim olan ve kanatları daha önce hiç kullanmadığı kadar kullanan bir görüntüdeydi. Golün hemen ardından yakalanan iki pozisyondan yararlanılsa son dakikaya ecel terleri dökerek girmezdik. Dünkü oyunda Niang forvet oynasa maç en az 5'lik olurdu. Stoch'un, Alex'in yerini aldığı maçta en önemli performans sol kanatta muhteşem oynayan ve takımın ilk golünü atan Caner'den geldi. Maç içinde bitmek bilmeyen enerjisi ile takımı ileriye taşıdı ve maçın kırılma anında Manisaspor kontratağında topun önüne atlayarak golü engelleyen isimdi. Maç içerisinde zaman zaman gereksiz çalımlar ve top kayıpları yapsa dahi enerjisi ile maçın en önemli ismiydi. 

Fenerbahçe'nin bu maçta da ortaya çıkan en önemli sıkıntısı ''striker'' eksikliği. Takımın lig boyunca en az 20 gol yapıcak bir forvete gözü kapalı güven duyması gerekiyor ancak ne Bienvenue ne Semih bu durumda  değiller. Bu yetersizlik o kadar had safhadaki Manisaspor karşısında gol atması gereken bir durumda iken kadroda bulunan tek forvet Bienvenue sahadan ilk çıkan isim oldu. Fenerbahçemizin gelecek adına en çok umut beslediği genç oyunculardan biri olan Recep Niyaz sahaya girerek gol aradı ama ona bu sorumluluğu yüklemek bana pek insaflıca gelmedi. Manisaspor maçının yedek kulübesi öylesine sınırlıydı ki Fenerbahçe oyuna müdahale edicek isimleride bulamadı ve nihayetinde ipi çeken isim Emre'nin ortası Baroni'nin vuruşunda topu kendi kalesine atan Yiğit İncedemir'den geldi. Maçı hak eden Fenerbahçe idi ancak girilen pozisyonlardan yararlanılsa maç daha rahat izlenebilirdi. Dönen transfer söylentileri içerisinde takıma bir forvet geleceği aşikar. Ama bu Nobre-Semih takası gibi gereksiz bir biçimde şekillenecekse bundan hoşnut olunmayacağıda ortada. Nobre ben tasvip etmesemde geçici bir durum hasabiyle kadroya dahil edilsin ama Semih kadroda tutularak. Aksi bu kulubün değerlerine hakaret olur. Bu galibiyet ve son dakikada gelen gol bana Luciano'nun son dakikada Sakaryaspor'a attığı golü hatırlattı. Sezon sonumuzda inşallah o sezona benzer.

21 Eylül 2011 Çarşamba

Fenerbahçe 1 Manisaspor 1

Seyircisiz oynama cezasının kaldırılıp bunun yerine kadınların ve 12 yaşından küçük çoçukların stadtlara alınmasının ilk uygulaması Fenerbahçe'ye nasip oldu. Fenerbahçe'li kadınlar ve çoçuklarda bazı takımlarımızın erkek taraftarlarının dahi ulaşamadığı seyirci sayısına erişerek bir rekor da kırdılar. Maç boyunca takıma ellerinden gelen en büyük gayretle destek oldular ve maç gerçekten boş tribünler yerine böylesi bir ortamda oynansın daha iyi sözünü taraflı tarafsız herkese benimsetmiş oldular. Maç boyunca destekleri için ben kendilerine sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. 

Maça gelicek olursak sahada geçen haftadan farklı olarak Mehmet Topuz'un yerine oynayan Dia vardı. Takım sakatlıklar nedeni ile kadroda pek değişiklik olmadan seyircinin önüne çıktı. Maç başladıktan sonra Manisaspor'un özellikle orta alanda uyguladığı pres ve kaptığı topları Simson ve Yiğit ile ileriye hızlıca taşıması  Fenerbahçe defansına zor anlar yaşattı. Sakatlıklar kervanına maç içerisinde Selçuk'ta eklenince yerine Gökay Iravul dahil oldu. Orta alanda boy ortalamamız kısalırken pas organizasyonumuz nispeten arttı. Dia ve Caner ile karşı kaleye gitmeye çalıştık ama orta alanda topla buluşturmamız gereken Alex ve ileride bulunan Semih sıkı markaj altında maçı tamamladılar. Golümüz Caner'in maç içerisindeki belki tek olumlu bindirme ve pasında geldi. Alex'in çapraz koşusu ile defansı üzerine çekip arkada Dia'yı bomboş bıraktığı anda Caner'in asistine Dia, düzgün bir vuruşla topu ağlarla buluşturdu.

İkinci yarıya skor avantajı ve seyircimizin desteği ile girdik. Bulacağımız tek gol bizi epeyce rahatlatıcaktı. Gol ararken bir yardım da Manisaspor tarafından geldi. Nizamettin Çalışkan ikinci sarıdan atılınca daha ikinci yarı başlayalı 5 dakika olmasına rağmen Manisaspor 10 kişi kaldı ve  ibre Fenerbahçe galibiyetine doğru iyice belirginleşti. Ayağa paslarla oyunu kanatlara yayıp karşı kalede etkinliğimizi arttırmak yerine kötü pas tercihleri ve özellikle Caner'in kötü şut tercihi ve çalım sevdası nedeni ile golü bir türlü bulamadık. Sağ kanatta Bekir zaten bindirme yapamadığı için atak geliştiremezken sol tarafta da Caner bindirme yapan Ziegler'i beslemek yerine egoistçe terichler yapınca yavaş yavaş oyundan kopmaya başladık. Kırmızı karttan sonra oyuna giren Mehmet Güven'in orta alanda Manisaspor'un pas ve hücum organizasyonlarını yönlerdirmeye başlaması ile 10 kişi kalan Manisaspor ilk yarıda olduğu gibi yine kolayca orta alanı geçip karşı kale önünde etkili olmaya başladı. 2 maçtır iyi oyununu sürdüren Bilica, öncesinde Zieglerin uzaklaştırmakta geç kaldığı topa yaptığı hamle sonucunda Ömer Aysan'ın vuruşu Bilica'ya çarparakta olsa ağlarla buluştu ve durum 1-1 oldu. Golün Fenerbahçe için tek olumlu tarafı geldiği dakika ve rakibin 10 kişi olması olarak gözüküyordu çünkü sahada sergilenen oyun 2. golü atabiliriz ışığını vermiyordu. Kimse top almak ve oyunu yönlerdirmek için çaba sarf etmediği için ataklar başlamadan bitti. Manisaspor golü bulduktan sonra kontraatak futbolunu sürdürmeye devam etti ve başarılıda oldu. Önce Dia'nın yerine Bienvenu ardından sakatlıktan dönen Orhan'ın, Bekir'in yerine oyuna girmesi ile oyunu lehimize çevirmeye çalıştık ama başarılı olamadık. Semih'in direkten dönen şutu ve son dakikada Alex'in çektiği ve kaleciden dönen topu ağlara gönderen Semih'in diğer şutu ofsayt nedeni ile gol sayılmayınca maç 1-1 sona erdi.

Fenerbahçe çok kısa sürede 3 maç oynamak zorunda kaldı ve bu maçın ardından hemen Kayserispor ile karşılaşıcak. Sakatlıkların üzerine bu yoğun maç temposunda yaşanan yorgunlukta eklenince öne geçmesine rağmen puan kaybetmeyi normal görüyorum. Orhan ve tedbir amaçlı bu maçta oynamayan Emre'nin önümüzdeki maçta takıma dönmesi ile hem pas hem kanat organizasyonlarında bir artış gözlemleyeceğimizi düşünüyorum. 3 maçta 7 puan çokta kötü durmuyor.

5 Şubat 2011 Cumartesi

Manisaspor 1 Fenerbahçe 3

Manisaspor maçı öncesinde kafada 2 soru vardı. Birincisi takım Trabzonspor maçındaki iştahını sahaya yeniden yansıtabilecekmiydi, ikinci ise Manisaspor ve Hikmet Karaman maça ne kadar konstantre olarak çıkacaktı. Fenerbahçe maça iyi girdi ve Baroni'nin füzesi ile Trabzon maçındaki gibi galibiyet isteğini belli etti ama hemen ardından Manisaspor  Yiğit ile karşı karşıya pozisyonda golü yapamadı. Daha maçın ilk 10 dakikasında iki sorunun da cevabını almış olduk. Fenerbahçe her maça ligde geride olduğu için aynı heyecan ve istekle çıkıp kazanmak zorunda ve bunu bu akşam bir seri haline getirip şekillendirerek sadece iç sahada değil dış sahada da maçları alıcam ve şampiyonluk için saldırıcam mesajını verdi. Manisaspor'un ligde iyi bir futbol ortaya koyduğu ve böylesine maçlarda Hikmet Karaman'ın ekstra motivasyonu düşünüldüğünde üstelik 1-0 geriye düşülen bir maçta deplasmanda alınan 3 puan altın değerinde. 

Cezalılar nedeni ile Baroni ve Bekir takımda yerlerini almışlardı ve Fenerbahçe oyunun geniş bir bölümünde son vuruşu yapmakta zorlandı ya da Manisaspor defans hattında ve kalede çok etkiliydi. Manisaspor bulduğu golle öne geçince Fenerbahçe iyiden iyiye yüklenmeye başladı. Semih artık kenara gelmeli diye düşünürken penaltıyı yaptırdı ve kaptan durumu eşitledi. Hemen ardından Santos'un kestiği topta Semih golü yapsa ilk yarıdaki kötü oyununu unutturacağı gibi atacağı golle maçın kahramanıda olabilirdi. Ancak futbol böyle birşey Fenerbahçe zaman zaman geride pozisyonlar vermeye devam etsede yine Semih'in çektiği ve kaleciden dönen şutta Niang kobrayı saldı ve Fenerbahçe acaba yine eskiye mi dönüyoruz sorusuna hayır cevabını verdi. Ardından Aykut Kocaman'ın akıllı müdahaleleri ile Semih-Gökay değişikliğini izledik ve Fenerbahçe sol önü sağlama aldı. Hemen akabinde Niang-Dia değişikliği ile oyun Manisanın şuursuzca saldırdığı dakikalarda bekleme moduna geçti ve kaptanın akıllı asisti ile Dia ilk golünü ve takımı rahatlaran hamlesini yaptı. Ligin en zor deplasmanlarından birinde alınan 3 puan, yakalan galibiyet serisi, geriye düşülmesine rağmen kaybedilmeyen özgüven, gollerden sonra takım halinde kucaklaşma ve maç sonunda seyirciyi selamlama hareketlerinide göz önüne alırsak, Fenerbahçe'nin ilk yarı boyunca sergilediği ve bizleri çileden çıkartan o vurdumduymazlığını terk edip bütünleştiğini söyleyebiliriz. Bugün maç kaybedilse dahi ortaya konan direnç ve galibiyeti kovalama enerjisi mükemmeldi. Ligin üstü ile arkası yavaş yavaş kopmaya başlamışken herkese mesaj verme açısından bu galibiyet tam zamanında geldi.

31 Ağustos 2009 Pazartesi

Fenerbahçe 2 Manisaspor 1

Fenerbahçe'nin sezon başladığından bu yana en isteksiz ve en kötü futbolu vardı sahada. Bu olumsuzluklara rağmen kazanmış olmaları şans çünkü maçın genelinde daha iyi olan taraf Manisaspor'du. İlk yarının başlamasıyla beraber Gökhan Gönül'ün eksikliği açıkça hissedilmeye başlandı. Bekir'den sağ kanatta bir Gökhan performansı beklemek bu oyuncuyada haksızlık. Nitekim sağ kanat maç boyunca hiç etkili olamadı. Bu oyuna bir de sol kanatta çok kötü bir oyun ortaya koyan Dos Santos eklenince Fenerbahçe her iki kanatta pozisyon üretemedi.Geriye Alex'in araya atıcağı ara paslar ya da oyuncuların bireysel becerileri sonucu birşeyler yapmaları beklenmeye başlayınca takım geçen seneki haline hızla döndü.İlk haftalarda gördüğümüz takım halindeki hücum varyasyonları ve pas trafigi tamamen durunca ikinci yarı takım tamamiyle oyundan düştü.

Manisaspor ataklarını hızlandırmaya ve pozisyonlara girmeye başladı ve golün sesine az kala bu sefer Emre sahneye çıktı. Gereksiz kartlarına bir yenisini ekledi. Emre'nin anlaması gereken birşey var. Oyun içinde takımın önemli oyun kurucularından biri olduğun için sık sık faule maruz kalıyorsun ama her faulden sonra hakemle ve rakip futbolcularla didişmeye devam edersen takıma hiç bir faydan olmaz. Tam ritm bulduğun bir zamanda direkt kırmızı kart görerek 2 maç sahalardan uzak kalıcaksın. Hem takıma hem kendine ihanet ediyorsun. Emre'nin atılmasıyla 10 kişi kalan Fenerbahçe'nin oyundan tamamen düşeceğini düşünürken Alex'in attığı bir pasta Guiza golü yaptı ve takım öne geçti. Ardından Manisapor'un önce bir pozisyonu ofsayt diye kesildi ardından Baroni'nin kaptırdığı topta Manisaspor golü buldu ve eşitlik sağlandı. Semih ve Mehmet Topuz'u sahaya kurtarıcı olarak süren Daum, Semih'in 94'te attığı golle 3 puanı aldı. Maçın hakimi ve galibiyeti hakeden takım Manisaspor'du. Bir ofsayt ve bir penaltı pozisyonlarıda lehlerine verilse maçı koparabilirlerdi. Özellikle kondüsyon açısından son ana kadar mükemmeldiler. İlerleyen haftalarda bu futbollarını sürdürmeleri onları üst sıralara taşıyacaktır. Fenerbahçe ise bir dahaki sefere bu kötü futbolu galibiyet ile sonuçlandırmayabilir.

27 Mayıs 2009 Çarşamba

Manisaspor ve Sinan Engin

Lige yeni çıkan takımlara bayılırım. İlk kim kadrosunu bozucak, ilk kim takımı birinci lige çıkaran hocayı yollayıp Saffet Susiç'i getirecek ve ilk kim ligden düşen takımların vasatın altındaki oyuncularını bir Messi bulmuş havası ile paylaşamayacak. Bunları takip ederken ilk haber ters kademeden geldi. Menejer olarak Sinan Engin, Manisaspor'da menejerlik görevinin başına geldi. Başka bir galakside yaşadıklarını tahmin ettiğim yönetim kurulu bununlada kalmayıp, üstüne transfer yetkisinide Sinan Engin'e vermişler.

Beşiktaş göz önünde olmayan bir kulüp olsa Manisaspor'u mazur görebiliriz. Yahu bu adamın transfer ettigi oyuncular önce hocayı sonra yönetim kurulu götürür. Transfer ettiği adamlar arasında hala görüp görmediği tartışılan bir futbolcu ve Beşiktaş'a dolduruğu bir dünya yeteneksiz oyuncu var. Üstüne bu adam düzgün konuşmayıda beceremeyen biri, abuk sabuk açıklamarla görev yaptığı kulübe de zarar veren biri. Yakında müthiş istatiki ve oran-orantı bilgisini kullanıp, Sezer Öztürk 8 Lincoln 3 Alex 1.5 Adana eder açıklamasını yapabilir. Kendisi ile çalışmış hiç bir teknik adamın olumlu bir cümle sarf ettiğini duymadım.En vicdanlısı olan Tigana kendisi için: ''Sinan Engin, Beşiktaş için bir kanserdir'' açıklamasını yaptı. Manisaspor bu hatalı hamlelerinin faturalarını da çok çabuk ödemek zorunda kalabilir. Asansör takım olmak istiyorlarsa sorun yok ama ligde kalıcı olmak, Ersun Yanal yönetiminde güçlü sponsor desteği ile yapmış oldukları transfer harekatını yinelemek istiyorlarsa Sinan Engin'e bu işi asla bırakmalılar. Sinan Engin'e ''Football Manager'' da bile transfer yetkisi tanımak çılgınlıktır.....