Ankaragücü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ankaragücü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Aralık 2011 Pazar

Fenerbahçe 4 Ankaragücü 2

Son maçlar içerisinde en istekli Fenerbahçe'yi izledik dün akşam. Sahada ilk dakikadan itibaren hücumu düşünen ve golü arayan bir takım vardı. Özellikle uzun bir aradan sonra ilk 11'de sahaya çıkan Stoch muhteşem bir futbol ortaya koydu. Defansı her maç açık veren ve ayrılan oyuncular nedeniyle  kadro kurması iyice zorlaşan Ankaragücü'ne karşı farklı bir galibiyette normaldi zaten. Maç sonunda tehlikeli olan kısım böylesine hücum gücü sınırlı bir takımdan 2 gol yememiz ve en önemlisi yediğimiz golden daha fazlasını yiyicek pozisyonları rakibe vermemiz. Özer'in rezil performansı bu maç zirve yaptı ve kendisine en çok güvenen kişi olan Aykut Kocaman dahi bu oyuna daha fazla dayanamayarak ilk yarı sonunda onu kenara aldı. Bu dakikadan sonra Özer'in, kadroda büyük bir sıkıntı yaşanmadığı takdirde ilk 11 başlayacağını sanmıyorum. Yediğimiz ilk golde hem topu kaptırdı hem rakip sol bekle geri gelmeyip Özgür'ün asist yapmasına neden oldu. 

İkinci yarının hemen başında Ankaragücü geliştirdiği ataklarda golü bulsa maçın seyri biraz daha fazla sıkıntılı olabilirdi ama Fenerbahçe çok kısa sürede 2 gol atarak skoru garantiye almayı başardı. Mehmet Topuz'un olmadığı bir Fenerbahçe sağ kanatı evlere şanlik vaziyette. Ne özer ne Dia ne de Bienvenu bu bölgede oynadıklarında Gökhan Gönül'e yardıma gelmiyor ve biz haftalardır Gökhan formsuz haberlerini okuyoruz. Önünüzde oynayan adamlar geriye dönmezse sizde geride debelenir durursunuz. Yobo bu takımın en güvenilir adamı, maç boyunca herkesin hatasını örtmeye çalıştı. Serdar Kesimal ilk 11'e girese daha uyumlu bir defansa kavuşucaz. Bienvenu etkisiz, kaptan istekli oyuna sonradan giren Semih'te yetersizdi. Derbi öncesi takım Emre'nin yokluğunda Yobo, Baroni, Stoch üçlüsünün iyi performansı ile sonua ulaştı ama oyun olarak gol isteği haricinde olumlu bir yanını gözlemleyemedik. Hafta içi derbide daha dengeli bir takım izleyeceğimize inanıyorum. Deplasmanda olucak Galatasaray maçına lider gitmek elbette çok önemliydi ve takım bunu aldığı galibiyetle başardı. Bu arada 1 gol atsa bizim +7 kuponda gelicekti ama sağlık olsun!

16 Mayıs 2011 Pazartesi

Fenerbahçe 6 Ankaragücü 0 -- Uygulamalı Penaltı Dersi


Fenerbaçe'nin şampiyonluk yolunda ilerlerken artık klasikleşen bazı durmları var, Trabzonspor öne geçmeden gol atmamak gibi. Kadıköy'de bizi erken gollere o kadar alıştırdılar ki, 5 dakikada gol gelmeyince huzursuzlanmaya başlıyorum. Maça geçen haftaki kadroyu bozmadan seyircinin desteği ile güzel bir başlangıç yaptık. Ancak Ankaragücü'nün kolay teslim olacağı görüntüsü sahada yoktu buna kaptırdıkları topların geri dönüşünde yaptıkları Ersun Yanal futbolunun en önemli özelliği olan taktik faullerde eklenince maç sertleşmeye başladı. Bu dakikalarda Sestak'ın çok kısa bir sürede Stoch ve Santos'un bileklerine yaptığı darbeler hakem tarafından uyarı ile geçilince oyun tam bir kaosa doğru evrilmekteydi. İleride Gökhan'ın bindirmelerini ararken soldan Stoch etkili bir atak geliştiremiyordu. Arka arkaya bulunan 2 golle Trabzon öne geçince biz yine geriden gelmek zorunda kaldık. Kaptan işin bu şekilde çözülemeyeceğini anlayan ilk kişi olarak resitalini başlattı. Çok kısa bir zamanda önce penaltı ile öne geçtik ardından yine kaptanın akıl dolu pasında Niang yerde kalınca ikinci penaltıya kavuştuk. Kalecinin atılması ve Vittek'in oyundan çıkarılması neticesinde Ankaragücü'nün defans ve ofans dengesi 5 dakika içinde çöktüğü gibi skoru çevirecek motivasyonlarıda sıfırlandı.
İkinci yarı başlangıcında aslında hem Fenerbahçe hem Trabzonspor bu maçlarla ilişkilerini kesip son haftayı düşünmeye başlamışlardı.Her iki takımda rakiplerinin maçın skorunu çeviremeyeceğinin farkındaydı. İkinci yarı başladıktan sonra yine bir ara pasta Niang düşürüldü ve üçüncü penaltıda gole çevrildi. Taraftarın havaya girmesi ile Fenerbahçe pas yağmaya ve oleyler eşliğinde rakibi bunaltmaya devam etti. Duran top hasreti çekenlere bu sefer frikik ile gösteri sunan kaptan oyunu artık tamamem kişisel şovuna çevirmişti. Bu dakikadan sonra Aykut Hoca son maçıda düşünerek kart sınırında olanları kenara alıp yerlerine Bekir-Baroni ikilisini dahil etti. Bekir zaman zaman oynadığı sağ bek mevkisinde Gökhan'ı o kadar güzel takip etmişki onun gibi rakibini çalımlayarak ceza sahasına girdi ve rakibe çarpan şutu neticesinde golü buldu ve skoru 5-0 taşıdı. Artık seyirci dahi biraz soluklanma ihtiyacı isterken kaptan 6-0'ların tarihsel önemine vurgu yaparak jeneriklik bir aşırtma golü ile perdeyi kapadı. Son maçlar öncesinde avantaj bizim elimizde ve başka bir takım bu durumda olsa şampiyonluğuna kesin gözle bakılabilir ancak bizim yaşadığımız acı 2 tecrübe hem medyayı hem futbolcuları ve yöneticileri en çokta taraftarı ihtiyatlı davranmaya itiyor. Son hafta ne iyi futbol ne bol gol gibi bir beklentim yok. Şampiyonluğa uzanan yolun son maçında bir kazaya kurban gitmemek için deplasman karakterimizin aksine ilk dakikadan itibaren müthiş bir istek ve arzuyla rakibin üzerine yüklenmeyi ve mümkünse bu sefer Trabzon'dan önce golü bulmamızı istiyorum.26 yaşındayım ama benim kalbim bile bu son maçı kaldırabilecek düzeyde mi bilmiyorum.

12 Aralık 2010 Pazar

Ankaragücü 2 Fenerbahçe 1

Geçen haftadan formsuz olan Stoch yerine Dia sahaya sürülerek başladık maça ve herşey kupa maçının tekrarı gibiydi maç boyunca. İlk yarı oyunu kontrol eden ve pas trafiğini iyi yönlendiren Fenerbahçe zeminin belkide kötülüğü nedeni ile bitirici vuruşu bir türlü yapamadı. Dia her pozisyonda rakibini geçti ama topları sürekli ön direğe kesti, Mehmet Topuz ve Gökhan Gönül ise orta yapmayı dahi başaramadılar. Bunlara sol kanattan Kızılay Meydanına doğru ortalar yapan Caner'de eklenince iş Niang'ın füzesinin içeri düşmesi için dua etmeye kaldı ama gördükki tespihli hoca Ümit Özat'ın nefesi daha kuvvetli imiş. İkinci yarıda kısa bir bölüm oyunu kontrol eden Fenerbahçe ardından aynı kupa maçında olduğu gibi yediği bir golle oyundan düştü ve bu düşüş öylesine sert olduki ikinci golde Sestak playstationda dahi atamıyacağınız bir golle ipi çekti. Hava koşulları ve deplasman performansımızı düşününce maçta puan kaybını bekliyordum ama mağlubiyeti hele ikinci kez aynı taktikle sahadan mağlup ayrılmayı düşünmüyordum. Rakibiniz sizi kupada benzer bir strateji ile 4-2 mağlup ediyor ve aynı rakiple karşılaşmanızda yine aynı sonucu benzer bir yolla  kazanıyorlarsa o zaman sizin taktik zekanızda bir problem vardır ve bunu Niang'ın şutu gol olsa maç çok farklı olurdudan daha fazla altı döşeli bir argümanla savunmalısınız .Herkesin hallaç pamuğu gibi attığı Ankaragücüne karşı Fenerbahçe'nin iki maçta 6 gol yemesi başlı başına taktiksel bir facia ve ilk maçın sonuçları üzerine bir değerlendirme yapılmadığını gösterir. İlk maç hatalar fark edilmesine rağmen Ankaragücü'nün taktiğine yine mağlup olunuyorsa işte bu sefer hocanın yetersizliği konuşulur ki, bu türkü bizi yine şampiyonluktan uzak diyarlara götürür. Aykut Hoca hakkındaki fikirlerim karamsar değil, çokça ileriye dönük bir umut taşırdı ama bu iki Ankaragücü maçı bu fikirleri gözden geçirmem gerektiğini bana hatırlattı umarım hocamızda oyun planını ve rakip hamlelerini gözden geçirir çünkü ortada 2 transferle kapanıcak bir açıktan fazlası var.

9 Kasım 2010 Salı

Ankaragücü 4 Fenerbahçe 2

Fenerbahçe için gelebilecek en güzel zamanda gelmiş bir mağlubiyet. Herkesin ayaklarını yeniden yere sağlam basmasını gerektirecek bir sonuç oldu Ankara'da. Genel anlamda bir kupa bahtsızlığımız var ancak bu son yıllarda özellikle grup statüsüne geçildikten sonra final maçlarında kendini gösterirdi, bu sefer ilk maçta acı bir şekilde tatıldı ki sakatlıklar ve eksikler bir yana takımın defolarını görmesi açısından harika bir maç. Aykut Kocaman'ın takım üzerinde bir takım mecburi değiştirmeler yapması bir yana takımın genel kalitesinin çıkan 1-2 oyuncu sonrası ne hale geldiğini görmek açısından önemli. İlk yarı basan, mücadele eden ve oyunu kontrol edip Semih ile golü bulan ve Stoch ile bir topu direkten dönen Fenerbahçe ile ikinci yarı sahada varlık gösteremeyip kalesinde tam 4 gol gören aynı Fenerbahçe. Geriye Gökhan Gönül'ün kaptanlık pazubandını takması ve Gökay Iravul'un gösterdiği muhteşem performans haricinde kalan pek birşey yok. Defansta yaşanan sürekli değişim, yerlerini kaybeden futbolcular, yalandan savunma yapan oyuncular, sahada olup olmadıkları belli olmayanlar neden takımda yedek kaldıklarını ya da gözden çıkarılmak üzere olduklarını sorgulamalılar.  


Ankaragücü ilk yarı sahada yokken ikinci yarı iki değişiklik ile şaha kalkıp 4 gol buldu, Fenerbahçe özelinde yukarıda saydığımız ikaz lambaları Ankaragücü içinde fazlası ile var. Her iki takımda maçtan maça enteresan performans dalgalanmaları yaşıyorlarki, ikinci yarı ve ilk yarıda farklı oyuncular sahada yer almış gibi bir oyun çıkıyor ortaya. Zaten zor olan grupta işler daha da karıştı ancak bu abidik sistem sayesinde Fenerbahçe yinede bu gruptan çıkar. Tek maç eleme usülü ya da iki maçlı eleminasyon olsaydı Fenerbahçe için kupa serüveni erkenden bitebilirdi. Sakat oyuncuları yokluğunda orta alanda Baroni'ye kalmış bir Fenerbahçe fazlasıyla kırılgan ve hedeflenen futboldan uzak kalıcaktır bu açıdan bu mağlubiyet hafta sonu Gaziantep karşısında yaşanacak puan kaybını önlemişte olabilir. Bardağın dolu tarafı Gökay, Gökhan Gönül'ün kaptanlığı ve olası bir lig puan kaybına neden olucak oyun anlayışının kupada kötü bir tecrübe ile yaşanmış olması.



9 Kasım 2009 Pazartesi

Sonunda Öğrendiler


Hikmet Karaman'ı genel olarak sevmem ve fazlasıyla Fatih Terim kopyası olarak görürüm. Gezgin halinde Anadolu'yu gezmesi ve biraz onun birazda kuluplerin sık sık değişiklik yaşama isteği ile takım değistirmesini hep eleştirmişimdir. Aklımda kalan Hikmet Karaman figürü Fenerbahçe'nin Şampiyonlar Ligin'de Arsenal ile Kadıköy'de oynayacağı maç öncesinde Arsene Wenger ile uzun uzadıya konuşması aslında daha çok Hikmet Hoca'nın konuşup Wenger'in dinlemesidir. Neyse konumuz bu değil Hikmet Karaman ve Ankaragücü. Sene başında Vassel transferi ve kulübün yüzüncü yılı münasebetleri ile heyecanlı giren Ankaragücü daha sonra yaşadığı Ankaraspor-Ankaragücü birleşmesi ya da birleşememesi ve Ankaraspor'un ligden düşürülmesi sonrası 45 oyuncu ile yola devam etmesi 2 otobüs ile idmana gitmesi neticesinde gündemden düşmüyor. Hafta sonu 2-2 biten Kasımpaşa mücadelesinin ardından bu sezon asist konusunda daha fazla yaratıcı olan hatta bu performansı neticesinde Milli Takıma dahil çağrılan Ceyhun Eriş kadro dışı bırakıldı. Hikmet Karaman'ın görevinede son verilmesinin düşünüldüğü ancak sözleşmesindeki ağır maddeler nedeniyle bu konuda adım atılamadı söyleniyor. Haberler iddaa durumunda henüz ama gerçeklik payı var ise Türkiye'de yerli hocalar açısından bir devrim yaşandığını söyleyebiliriz. 

Ligimizde yer alan özellikle yerli hocaların haklarının yenildiği 2 nokta var. Birincisi kendisini Capello sanan kulüp başkanları tarafından sürekli oynattıkları futbol nedeni ile eleştirilip takıma müdahale etmeleri ve hocalara kendi felsefelerini takıma yansıtmaları için süre vermemeleri, bir diğeri ise kovmak istedikleri yerli hocalara sürekli alacaklarını ödemeden yol vermeleri. Sen bizim çoçuğumuzsun söyleminden haraketle sürekli teknik direktörlerin alacaklarından feragat etmelerini istemeleri. Yabancı hocalar ne zaman takımdan kovulsalar sözleşmeleri gereği çatır çatır paralarını alırken yerli hocaların her zaman aynı durumla karşı karşıya kalmaları. Yabancı hocalar Del Bosque ve Aragones özelinde olduğu gibi kulüpten parayı alamazlarsa dava açmaktan çekinmeden Fifa'ya başvurabiliyorlar. Ankaragücü kulübüde hocayı tazminatını vermeden kovarlarsa Fifa'nın kendilerine transfer yasağı getirmesinden korkuyorlar. Ankaragücü yönetiminin umudu hocayla orta yolu bulup bu tazminattan kurtulmak aksi takdirde hocayla sözleşmesinin bitimine kadar devam etmek. Diğer yerli hocalarımızda Hikmet Karaman ile acil irtibata geçip Ankaragücü ile yapmış olduğu sözleşmeyi hazırlayan avukatı ya da bu işe bilen birilerini takımlara imza atarken yanlarında bulundurup sağlam sözleşmelerle kendilerini garantiye almaları. Yoksa ligde yerli hoca kıyımı asla son bulmayacağı gibi bu hocalarıda o şehirden bu şehire seyyahlar gibi gezerken görmeye devam ederiz.cHikmet Karaman asla kuluple anlaşma yoluna gidip alacaklarından ve sözleşmesindeki maddelerden vazgeçmemeli ve Hikmet Karaman -Ankaragücü olayı bir milat olarak Türk futbolunda yer almalı.

31 Ekim 2009 Cumartesi

Beşiktaş 1 Ankaragücü 0


Lig Tv'nin süpriz bir şekilde şifresiz yayına geçmesi nedeniyle evde boş boş otururken ekşi sözlük  sayesinde haberdar olup izledim maçı. Uzun bir aradan sonra evde yayılıp lig maçı izlemek gerçekten güzelmiş, özlemişiz. Maçı açar açmaz İsmail'in şutu Ankaragücü defansınada çarparak gol oldu ve skor 1-0 oldu.Yorumları okuduğum kadarıyla benim izlemediğim bölümde atak olan tarafta Beşiktaşmış. Orta alanda Fink ve Ernst topa basıyorlar solda ise İsmail gayet iyi oynadı. İlk yarı böyle bitti.  İkinci yarı ise Ankaragücü topa önde basmaya ve Beşiktaş'ı sahadan çıkarmamaya çalıştı. Ama bu noktada baskıların artmasına ve Beşiktaş gol yiyebiliriz psikolojisine girmesine rağmen golü bulamadılar. Hikmet Karaman, Ankaraspor ile olan birleşmenin ardından elinde oluşan geniş oyuncu havuzundan henüz tam olarak yararlanamıyor.İkinci yarı oyuna giren eski Beşiktaşlı, Aydın Karabulut mükemmel bir oyun sergiledi. Daha erken oyuna başlaması Beşiktaş'ın sağ kanadını sıkıntıya sokabilirdi. Tabi, Vassel'in sakat olması hücum attında Ankaragücü'nü zorladı. Topu ileriye taşımlarına rağmen golü yapamadılar. Mustafa Denizli yaptığı oyuncu değişiklikleri ile ileride top tutmaya ve oyuncuları diri tutmaya çalıştı ve Beşiktaş maçtan 3 puanla ayrıldı. Gol haricinde oyunda pek göremedik Beşiktaş'ı. Salı günü Wolfsburg karşısında bu oyunun onlara galibiyeti getireceğini söylemek gerçekten zor. Sürekli yağmur yağsın şifresiz ligin tadını çıkaralım. 

15 Eylül 2009 Salı

Ankaraspor Düştü


TFF aldığı kararla Ankaraspor'un ligden düşürülmesine karar verdi. Ruhi Karnaz ile Ahmet Gökçek'e de 6 ay hak mahrumiyeti cezası verdi. Ankaraspor ile maç yapan takımların puan durumları ne olucak henüz belli değil. Kesin olan şu ki lig artık 17 takım ile devam edicek ve her hafta 1 takım bay olucak. Ankaraspor oyuncuları ve hocasına olan oldu. Emeği geçen herkese teşekkür etmek lazım. Baya çabaladılar bu işi başarmak için....