Bursaspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bursaspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Kasım 2014 Salı

Bursaspor 1 Fenerbahçe 1


Bursa deplasmanı her zaman zordur. Üstelik maçın hemen başında kalenizde golü gördüyseniz daha da zordur. Fenerbahçe maça başlarken önde baskıyı ve defans blogunu orta sahaya yaklaştırmayı planlamış ancak rakipten top kapılamadığında geriye nasıl dönülüceğini hesaplamamış. Volkan Şen gibi süratli birini bu kadar boş bıraktığınızda golü kalenizde görürsünüz. Bu erken gol Bursaspor'u geriye iterken Fenerbahçe'yi de hücuma yöneltti. Tam bu sırada her maç sarı kart görmezse ölücek hastalığına yakalanmış Caner Erkin ön plana çıktı. Hakeme itirazdan sarısını aldı, Volkan Şen ile oyalanmaya başladı, kendini tribünlerin önüne attı ve Beşiktaş maçında olduğu gibi bu maçta da İsmail Kartal çok doğru bir hamleyle kırmızı kart görme ihtimali %100 olan Caner Erkin'i kenara aldı. Sonrasında klasik bir Caner Erkin krizi yaşadık. Sürekli salladığı ellerini bu sefer kulübeye yöneltti ve söylene söylene kenara gitti. Bu dakikada Hasan Ali Kaldırım sol bek pozisyonuna geçti. Sezon başından beri sallantıda olan Gökhan Gönül'e, hücum performansı sınırlı olan Hasan Ali'de eklenince Fenerbahçe'nin o meşhur kanat akınlarını göremez olduk. 



Fenerbahçe Diego'nun sık sık faulle durdurulması, Emenike'nin markajdan kurtulmak için kanatlara kaçması nedeniyle hücum gücünü sahaya yansıtamadı. İkinci yarı Diego'nun sakatlanması ve Sow'un oyuna dahil olması ile biraz daha aktif olmaya başladı. Maç boyu devam eden Bursaspor etkinliği bu dakikadan Kuyt'ın ortasının gol olmasına kadar geçen sürede Fenerbahçe lehine döndü. Fenerbahçe pozisyon buldu ancak bunları bir türlü golle sonuçlandıramadı. Maç 1-1 olduktan sonra Bursaspor yeniden etkili olmaya başladı. Volkan Şen'in getirdiği toplarda golü bulamadılar. Fenerbahçe'de Sow ile girdiği pozisyonlardan yararlanamayınca maç 1-1 bitti. Bolca duraklama, biraz sinir strese rağmen son zamanların en tempolu maçlarından biri oldu. Stadın dolu oluşu ve takıma verdikleri desteği de göz önüne aldığımızda zevkli bir mücadeleydi. Fenerbahçe bu deplasman maçıyla birlikte Galatasaray, Trabzon, Beşiktaş, Bursaspor ve Akhisar gibi ligin zorlu deplasmanlarını geride bırakmış oldu. Bu deplasmanlarda 2 mağlubiyet, 2 beraberlik ve 1 galibiyet aldı. 


Fenerbahçe bundan sonra iyi oynadığı takdirde bir fikstür avantajına sahip, yol boyunca Caner Erkin ve Bruno Alves'i kontrol altında tutabilirse daha da avantajlı konuma gelebilir. Caner maç sonunda muhtemelen pişmanlık yaşasa da yönetim markajlı bir açıklama yaptı yayıncı kuruluşa. Takımdan, taraftardan, hocasından özür diledi, İsmail Kartal'da Caner'in iyi kalpli biri olduğunu ve onu affettiğini söyledi. Böylece Telegol ve Derin Futbol'un bir dosyası eksilmiş oldu. Tüm bu doğru kriz yönetimine rağmen Fenerbahçe'nin yapmasını gereken bir şey daha var. Caner Erkin'in acilen psikolojik destek alması ve öfke kontrolü konusunda yardım alması gerekiyor. Yoksa maçın 2. dakikasında top kimden çıktı tartışmasında dellenip sarı kart görme ihtimali devam eder ve her maç 1 değişiklik hakkımızı aman Caner kırmızı kart görmesin diyerek harcamış oluruz.

1 Nisan 2014 Salı

Fenerbahçe 3 Bursaspor 0


Seçimler nedeniyle yine pazartesi oynamak zorunda kaldık maçı. Geçen haftaki gibi rakipler puan kaybedince maça daha rahat çıktık. Salih'in ilk 11 başlaması son 24 saatte aldığım tek sevindirici haberdi. Fenerbahçe maça adeta fırtına gibi başladı. İlk 15 dakikada arka arkaya kaçırılan goller Bursa'nın iyice sahasına sıkışmasına neden oldu. Kaleci Frey'in başarılı kurtarışları ile ayakta kalmaya çalışan Bursa, golü de Frey ile Basser'in anlaşmazlığından yedi. Kuyt pozisyon takipçiliğinin ödülünü kariyerinin en kolay gollerinden birini atarak kazandı. Fenerbahçe golü bulduktan sonra rahatladı ve ilk 15 dakikadaki baskısını hafifletti. Bursaspor'un etkili atak yapamayışı bu temponun ilk yarı sonuna kadar sürdürülmesine neden oldu. 

İkinci yarı skoru arttırmak ve rahatlamak hedefi biraz uzun sürdü. Emenike'nin asistinde gol orucunu geçen hafta bozan Sow müthiş bir vuruşla skoru 2-0 getirdi. Skorun verdiği avantajla Ersun Yanal hemen sarı kart sınırında olan Topal ve Emenike'yi kenara aldı. İlk 11 başlayan Salih'in de çıkmasıyla sahaya Selçuk, Topuz ve Webo dahil oldu. Maçın en iyi ismi olan Meireles'in müthiş pasında Webo golü buldu ve 3-0'lık galibiyetle fark 13 puana çıktı. Takımın iştahı, skoru koruması, gerektiğinde vites yükseltmesi önemliydi. Galatasaray maçı öncesinde takımın en ufak bir probleminin olmadığını söyleyebiliriz. 9 puan aldığımızda matematiksel olarak şampiyonluğumuzu ilan edicez. Seyircinin ve takımın şampiyonluğa olan inancı ve isteği bu sezonun en büyük artısı.


Önümüzdeki hafta en rahat derbi maçlarından birine çıkıcaz.13 puan farkla Arena'ya gidiyoruz. Rakip ligden kopmuş, şampiyonluğu kaybetmiş, taraftarla oyuncular ve hoca arasında problemleri olan Galatasaray. İlk golü attığımızda işler onlar adına daha da karmaşık hale gelicek. Beraberlik bile bizim için sorun değil. Galatasaray ise bir galibiyet alıp bütün sezonun başarısızlığını unutturmak peşinde. Önümüzdeki hafta şampiyonluğa biraz daha yaklaşmış olucaz.

2 Kasım 2013 Cumartesi

Bursaspor 2 Fenerbahçe 3

Fenerbahçe'nin zorlu maç serisinin ilk maçı idi Bursa. Bu zorluğa yakışan bir şekilde başladı maç. Fenerbahçe maçın ilk yarısında sahanın her yerinde Bursaspor'a teslim oldu. Hem Caner hem Mehmet Topuz'un kanatlarından sayısız pozisyona girdi Bursaspor. Bu tempoyu sürdürdüler ve çok geçmeden golü de buldular. Emenike'nin ileride top tutamayışı ve Baroni'nin etkisiz futbolu ile Fenerbahçe bir türlü topa sahip olmayı başaramadı. İlk yarı Bursaspor farkı arttırıcak pozisyonları buldu ancak bu dakikalarda Fenerbahçe şanslıydı. 

İkinci yarıya başlarken Fenerbahçe'nin sayısız aksayan bölgesi vardı. Ersun Yanal'ın 1-2 değişiklik ile maçı çevirmesi mümkün gözükmüyordu. Beklentilerin aksine ikinci yarıya değişiklik olmadan başladı Fenerbahçe. 60'a kadar oyunu kontrol etmeye başlasa da golü bulamadı. Bursaspor skor avantajını eline aldığı için kontra ile golü aramayı planlıyordu. Webo ile Emre'nin girişi ile işler Fenerbahçe lehine döndü. 4-2-4 diyeceğimiz ilk kez Trabzonspor maçında gördüğümüz bu diziliş golleri getirdi. Önce Webo ardından Emenike ile iki kornerden iki golü bulduk. Golün ardından, hazırlanılan Salih Uçan değişikliği yerine Emenike- Selçuk değişikliği yapılarak orta saha güçlendirildi. Tam rahatlama emareleri kendini göstermeye başlamıştıki, Volkan'ın hatasında Bursaspor golü buldu. Ardından frikik ve maçın en iyi adamı Egemen Korkmaz'ın golü ile bir son dakika galibiyeti daha kazandı Fenerbahçe. İkinci yarı ilk yarıdan tamamen farklı ve iyi bir oyun ortaya koydu. İkinci yarıdaki futbol galibiyeti hak etmişti ve çalışan kazandı. 

Fenerbahçe, Kasımpaşa ile başlayan son dakika galibiyetlerine Erciyes'in ardından Bursa'yı da ekledi. Şampiyonluk yolunda birbirinden önemli 3. puanları alırken hem diğer rakiplerini moral anlamında yerle bir etti hem de önümüzdeki maçlar için diğer rakiplerine ben golü bir şekilde bulurum mesajını verdi. Önümüzdeki hafta Galatasaray'ı yendiği takdirde 9 puanlık bir farkla yoluna devam edicek. Özellikle ikinci yarıdaki gayret için oyunculara teşekkür etmek lazım. Fenerbahçe çok zor bir deplasmanda çok kötü bir ilk yarının ardından kısa sürede toparlanarak 3 puana ulaştı. Bu takım artık şampiyonluğun 1 numaralı adayıdır.

16 Mayıs 2012 Çarşamba

Fenerbahçe 4 Bursaspor 0

29 yıllık bir geyiğin daha sonuna geldik arkadaşlar. Fenerbahçe haftasonunda lig şampiyonluğunu kaybetmesine rağmen sahada sakin ve ne yaptığını bilen bir görüntüdeydi. İlk dakikada Caner'in golüyle eline aldığı dizginleri sonuna kadar bırakmayan Fenerbahçe, Alex'in tek golü ve 3 asisti ile rakibini mağlup edrek sonuca ulaştı. Hoş bu sene Türkiye Kupası alınmasa belkide en az tepki çekicek sene idi ama sezonun en azından bir kupa ilede olsa kapanması taraftar ve en önemlisi başkan için önemli. 

Baroni'nin muhteşem füzesi, Alex'in sakatlık dönüşü resitali, Gökhan'ın, Volkan'ın sakatlıklara rağmen mücadeleleri ve defansta Yobo Dayı'nın sezon boyunca yaptığı harika mücadeleye bu maçta erken çıkmak zorunda kalsada devam etmesi ve en önemlisi Türkiye Kupası'nın Aykut Kocaman gibi bir efsane ile gelmesi. Bu sene 3 Temmuz'dan beri her türlü baskıya, haksızlığa rağmen bu takım tüm bu haksızlıklara en büyük cevabı sahada verdi. Her zaman söylenen, beylik bir laf olmayan ''Fenerbahçe'nin büyüklüğü ne kupa, ne şampiyonluk büyüklüğüdür, o öyle bir büyüklüktür ki adı konamaz''  lafını hak edercesine bir sezonu geride bıraktık. Umarım önümüzdeki sene yalnızca futbolu konuştuğumuz bir sezon olur. Tebrikler çoçuklar, tebrikler Fenerbahçe.

26 Mart 2012 Pazartesi

Fenerbahçe 1 Bursaspor 0

Kadrolar önce bir şaşkınlık yarattı. Gökhan Gönül 18 kişilik kadroya alınmazken Emre yedek kulubesinde oturuyordu. Serdar Kesimal yerini Bekir'e kaptırırıken kupada iyi bir performans gösteren Orhan Şam ilk 11 başlaryor, Selçuk'ta Emre'nin yerine sahada yer alıyordu. Baroni ve Sekçuk'tan kurulu bir orta sahanın üretkenliği elbette maç boyunca yoktu. Alex sık sık kendi yarı sahamıza kadar gelerek top istedi ve geriden oyunu kurdu. Bursaspor'un son haftalarda iyi futboluna sıkı bir pres ve zaman zaman futbol kurallarını aşan sertlikte eklenince maç boyu Fenerbahçe'yi sahada pek göremedik. Yine kaptanın solo gösterisi ile 3 puanı almayı başardık. Bursaspor'un direkten dönen 2 şutu gol olsa bugün daha farklı bir hava estirilirdi. Fenerbahçe geçen haftaki Galatasaray maçından daha az istekli ama daha fazla şanslıydı. Takımın sezon boyunca devam eden golü bulup oyundan kopma hastalığı bu maçtada devam etti.  

Ziegler ve Stoch maç boyunca son derece kötüydüler. Özellikle Stoch gol atamazsa ve oyundan alınırsa hemen küsebilecek bir durumda. Mehmet Topuz son haftalardaki kötü futbolunu devam ettirirken çok maçta bizi kurtaran Yobo dahi zaman zaman pas hataları ve kademe yanlışları yaptı. Bekir ve Orhan verilen şansı iyi değerlendirmeye çalışırken Selçuk her zamanki gibi defans içine gömülme ve geriye pas alışkanlığına devam etti. Alex tek başına takımı ileriye taşımaya çalışıyor ancak bu futbol play-off öncesi umut vermiyor ve en önemlisi bu oyun bizi şampiyon yapmaz. Önümüzde zorlu ve geçen yıldan sonra daha fazla stresli bir Trabzon maçı var. Ardından Antalya maçı ile normal sezonu kapıyacağız. Play-offta vitesi arttırıp derbilerde yeniden üstünlüğü ele almamız gerekiyor. Herkes bunun farkındaysa sorun yok ama takımda bir bezginlik havası da sezilmiyor değil. İlk 11'nin %50'sini verdiği bir ortamda dahi, ligde Fenerbahçe'nin yenemeyeceği takım yok ama bazıları %10'da bile değil. Aykut Kocaman bu sorunu görüyor ama yaptığı hamleler sonuç vermiyor. Önümüzdeki maçlarda yenilse de mücadele eden bir Fenerbahçe görmek dileğiyle.

13 Aralık 2011 Salı

Bursaspor 0 Fenerbahçe 2

Galatasaray maçından sonra hem kadroda hem oyunda değişiklikler olacağı ortadaydı. Bilica 18 dışı kalırken yerine uzun süredir beklediğimiz ''hacı'' Serdar Kesimal yerini almış, sol kanatta Stoch hak ettiği formasına kavuşmuştu. Orta alanda Selçuk ve sağ kanatta Özer ısrarı sürerken forvet için nöbetçi golcünün kapısı çalınmış. Fenerbahçe oyuna iyi pas yaparak ve Bursaspor defansının arkasına attığı toplarla pozisyon bularak başladı. Orta alan hakimiyetini Selçuk'un kaptırdığı toplara rağmen sürdürdü ve gole birden fazla yaklaştı. Semih ilk golü ben atıcam deyip Emre'nin bir pozisyonunu bloke etti ve ardından kaptan ayağı kayınca golü yapamadı ama bu dakikalarda Fenerbahçe topu sahanın istediği her noktasında rahatça dolaştırıyordu. Ardından Bursaspor'un şutunu çizgiden çıkaran Gökhan Gönül ile Fenerbahçe söyle bir silkindi ve maçın en iyi adamı olan Stoch'un içeri kat ettiği topta, Alex topu Emre'ye o da Semih'e yolladı ve birinci sınıf bir santrafor golü ile skoru 1-0'a taşıdık. Semih formaya o kadar uzun süre hasret kalmış ve golü unutalı o kadar fazla olmuş ki, golden sonra öpmek için kısa bir süre armayı aradı. 

İlk yarı boyunca oyunun hakimi olan Fenerbahçe Özer'in topu patlatmak ve direği yıkmak istediği bir başka pozisyondan yararlanamadı. İkinci yarının hemen başında Bursaspor biraz vites yükseltip kaleye yaklaşsa da defans hattı ve özellikle Volkan başarılı müdahaleler ile kaleyi korumayı başardı. Selçuk, Özer ve Semih çıktıktan  sonra Bienvenu, Baroni ve Mehmet Topuz oyuna dahil oldu ve son dakikalarda Alex'in pasında maçın daha 1. dakikasıymış gibi müthiş bir depar atan ve Gökhan, formsuz eleştirilerine adeta nazire yaparcasına topu Stoch ile buluşturdu ve Stoch topu yine sonsuza yollayarak yabancı kontejyanı benim için değil diye maç boyunca adeta bağırdı. Mehmet Topuz'un kadroya dönmesi ve defansta da Serdar'ın yerini almasıyla Fenerbahçe daha iyi bir takım oyunu ve daha iyi bir futbol ortaya koyucaktır. Orta alanda Selçuk ve sağ kanatta Özer'in yerlerde sürünen formlarına bir çare bulunmalı.

Pazar günü Trabzonspor ile maçımız var. Geçen seneden kalan rekabet ve bu senenin başında yaşananlar dikkate alındığında Fenerbahçe-Galatasaray maçlarından bile daha önemli hale gelen bir karşılaşma oynuyacağız. Erteleme maçında hafta içi Gençlerbirliği ile karşılaşıcak olan Trabzonspor bize zaten yorgun halde gelicek. Bursaspor gibi Galatasaray maçında izlediğim Trabzonspor'da ligin en kötü futbol oynayan takımlarından biri ancak hafta sonu başka bir motivasyon ile sahada olucaklarını düşünüyorum. İçeride taraftar ile bütünleşen Fenerbahçe bu maçı alıp deplasmanda Antalya'yı yenip ilk yarıyı zirvede kapadıktan sonra transfer hamlelerine odaklanmalı.

4 Nisan 2011 Pazartesi

Fenerbahçe 0 Bursaspor 0

İkinci yarıda en çok zorlandığımız maçtı Bursaspor maçı. Kadıköy'de ilk yarıda yaptığımız presi yapamadığımız gibi golüde bulamayınca Bursaspor'un direnci bir kat arttı. Maça yine orta alandaki sıkıtılar neticesinde şekillenmiş bir 11 ile başladık. Emre ve Selçuk antremanlara başlamasına rağmen yeterli görülmemiş olacakki orta alanda Cristian ve Mehmet Topuz ile başladık. Sağ kanata Özer yerleştirilmiş, sol kanatta Niang görev alırken, forvete Semih koyulmuş ve Fenerbahçe galibiyet serisini yakaladığı periyottaki kadro yapısından uzaklaşmıştı. Bursaspor'un iyice geride kurulan savunma hattı ve uygadıkları pres ile oyun planını bozmaya çalışması başarılı olunca takım ilk yarı boyunca çok fazla etkinlik gösteremedi.

İkinci yarı başlarken özellikle her iki kanat etkisizliği göze çarpıyordu ve gol gelmedikçe Bursaspor'un direnci katlanıyordu. Defansta Serdar ve İbrahim müthiş uyumlu hareket ediyor ve gerek Semih gerekse Niang'a şans tanımıyordu. Buraspor'un direnen bu ikilisine kalede Ivankov'da eklenince maç boyunca golü bulamadık. Aykut Hoca kanatların işlemediğini zaten biliyordu ve eksikleri göz önünde tutarak böylesine bir kadro ile sahaya çıktı. Ancak kanat etkinliği o kadar sınırlıydıki en sonunda Caner ve Dia ile sol kanata bir hamle yapıldı oradan katkı sağlanamayınca bu sefer Gökay-Özer değişikliği ile Topuz yeniden sağ kanata döndü ancak bu hamlede sonucu getirmedi .Bursaspor'un maç planı beraberlik üzerine kurulu idi ve özellikle Fenerbahçe'nin yüklendiği dakikalarda katı defans anlayışları ile bunu açıkça belli ettiler. Fenerbahçe Alex ile birden fazla pozisyona girmesine rağmen geçen seneki Trabzonspor maçı gibi top bir türlü girmedi. Orta alanda tek Emre yetmiyor bu sezon başından beri vurguladığımız bir nokta. Sezon planlamasında en az 2 Emre kalitesinde orta saha ile yola çıkmamamız bizi böylesine sakatlıklar sırasında çaresiz bırakıyor. Emre orta sahadan çekildiğinde her kim görev alırsa alsın Fenerbahçe orta sahası üretkenlikten uzak bir hale bürünüyor ve ikinci yarıda gösterilen pres gücünün anahtarınıda elinde bulunduran oyuncu olarak sahadaki yokluğu telafi edilemiyor. Maçı tüm bu olumsuzluklara rağmen kazanabilirdik ancak bu hamlemize Kuddusi'nin bir cevabı mutlaka olurdu.



3 Kasım 2010 Çarşamba

Bursaspor 0 Manchester United 3

Bursaspor 4. maçlar sonunda da gol ve galibiyetle tanışamazken, Manchester ilk maça göre daha iyi bir kadro ile ve rahat bir şekilde galibiyete uzanan taraf oldu. Maça İngiltere'deki oyunundan tamamen farklı bir şekilde istekli olarak başlayan Bursaspor ilerleyen dakikalarda oyundan düştü ve arka arkaya yediği gollerlede oyundan tamamen koptu. Bu skordan sonra puan çıkarma açısından geriye yanlızca evdeki Glasgow maçı kaldı, kalan 2 maçta gol bulunabilir ama puan açısından en avantajlı olunan maç sadece evsahibi olunan maç. Manchester karşısında ileride Sercan sağ kanatta Turgay ve orta alanda Svennson gibi değişik bir dizilişle çıkan Bursaspor, Turgay ile golü bulsa maçın geri kalanı değişik olabilirdi. Maçlar varsayımlara göre oynanmadığına göre bu maçın Bursaspor açısından normal bir sonuçla bittiğini söyleyebiliriz. Özellikle maçın son dakikalarında oyun disiplininden kopulması ve yenilen her gol sonrası takımın bir türlü direnç gösterememesi şampiyonlar liginin ardından Bursaspor'un hanesinde kalıcak fatura olarak duruyor.

Manchester yine kolay rakiplere karşı uyguladığı forma şansı bulamayan oyuncuları oynatma ve bunları golle buluşturma seansına devam etti ve kolay bir galibiyetle eve döndü onlar için tek sıkıntı ilk yarı sakatlanıp oyundan çıkan Nani olabilir onunda tedbir amaçlı kenara geldiğini söyleyebiliriz. Son dakikalarda Bursaspor seyircisinin desteği mükemmeldi ancak Bursa için bu sezon Şampiyonlar ligi acı bir tecrübeden öteye gidemeyecek duruyor.


30 Ekim 2010 Cumartesi

Bursaspor 1 Fenerbahçe 1

Fenerbahçe maça Galatasaray maçında almış olduğu yaraların etkisiyle başladı. Dia ve Niang sakatlıkları nedeni ile Bursa maçında takımdaki yerini almazken Lugano'da kart cezası nedeni ile takımdaki yerini alamadı. Bursaspor'da ise hafta içi Ali Tandoğan ve Volkan Şen'in sakatlıkları nedeni ile takımda yerlerini alamıyacakları konuşulurken her iki oyuncuda ilk 11'de yerini aldı. Fenerbahçe'nin fikstür açısından zor bir 2 hafta yaşayacağını biliyorduk kağıt üzerinde Galatasaray maçında daha iyi bir futbol ve galibiyet beklenirken Bursa maçına daha temkinli yaklaşılıyordu. Takım Galatasaray'ı yenemeyince bu maçtada aynı düşünce hakimdi fakat sakatlılar nedeni ile bu endişenin artmasını Baroni ve Bilica'nın uzun bir aradan sonra ilk 11'e dönen performansları unutturdu. 


Mehmet yeniden eski bölgesi olan sağ kanata dönmüş orta alanda Emre-Baroni ikilisi ve geride Lugano'nun yerine Bilica maçın özellikle ilk yarısında Fenerbahçe'yi ön plana çıkaran unsurlardı. Fenerbahçe orta alanda yapmış olduğu presle Bursaspor'u etkisiz hale getirmeyi başardı ve ataklarını sıklaştırdığı dakikalarda Emre'nin müthiş gayreti ve vizyonu ile getirdiği topu golle sonuçlanınca ibre tamamen Fenerbahçe'nin lehine döndü. Zor gol yiyen bir rakibe karşı deplasmanda öne geçen takım Bursa'nın artık üzerine gelmesini bekliyecekti ve oyun planıda bu noktaya kaydı. Alex'in becerisi ile başlattığı atakta Stoch kaptanı dahi çileden çıkaracak egoizmini törpülemeyi başarsaydı skor 2-0 olucak ve bu dakikadan itibaren hafta içi Manchester maçının etkisiyle Bursaspor iyice maçı kazanma hevesinden uzaklaşacaktı. Bu başarılamayınca ilk yarı 1-0 üstünlük ile bitti. İkinci yarı Bursa'nın daha istekli ve mücadeleci bir görünüme bürüneceği belliydi ve gol gelebilecek en kötü zamanda ikinci yarının en başında Bursaspor'un en etkili olduğu duran top organizasyonundan geldi. Böylesine bilinen bir silahı karşı arka direkte 2 kişinin bomboş bırakılması ve sol direkte Emre yer alırken sağ direkte kimsenin olmaması nedeni ile Ergiç golü yaptı ve Bursa maça yeniden ortak oldu ve seyirci desteği ile morallendi. Maçı izlemeyen biri bu dakikadan sonra her iki takımında daha kontrollü bir oyunu tercih ettiğini düşünecektir ancak sanki ligin son ve şampiyonluğu getirecek maçı edasıyla karşılaşma devam etti. Öyleki bu süreç içerisinde beraberlik haricindeki bir skor mağlup olan takımı daha fazla etkilerdi çünkü çok sayıda pozisyon her iki takım oyuncuları tarfaından da heba edildi. Sercan'ın özellikle kaçırmış olduğu ya da başka bir bakıç açısıyla Volkan'ın muhteşem kurtarışlarını izlediğimiz dakikalarda her iki takımda sanki bir akıl tutulması yaşayarak hücum etmeye başladılarki bu da bizim sezonun en zevkli mücadelelerinden birini izlememizi sağladı. Stoch'un ve Baroni'ni kenara gelmesinin ardından Santos ve Kazım ile oyunu çevirmeye çalışan Fenerbahçe, Semih-Gökhan Ünal hamlesi ile son kozunuda oynadı ancak skoru değiştirmeye bu çabaları yetmedi. 


Fenerbahçe bu maçla görece zor olan maçlarını tamamladı ve fikstür açısından daha rahat bir pozisyona girdi. Kalan 7 haftada tepede bulunan rakiplerin birbirleri ile mücadele edicekleri göz önüne alındığında Fenerbahçe bu iştahlı futbolu devam ettirirse, sakatların ve cezalarında takıma dönmesi ile ligde üst sıralara yerleşicektir. Bursa ise ligle-Avrupa arasında tam zıt bir futbol ortaya koyuyor. Fenerbahçe karşısındaki 2. yarı etkinliklerinin çok kısa bir bölümünü dahi oynadıkları 3 maçta göremedik. Fenerbahçe kendi evinde Bursaspor'u yendiği takdirde bu beraberlik iyi bir sonuçtur kaldıki kalan maçlar içerisinde rakiplerin buradan alıcakları sonuçlara göre bu beraberlik daha da kıymetlenebilir. Beraberlik haricinde mücadele açısından ve pozisyon zenginliği ile her iki takımada teşekkür etmek lazım.


21 Ekim 2010 Perşembe

Sir, Şut Çekebilirmiyiz?

Karşı kaleye gitmeyi dahi aklına getirmeyen bir takım ve ardından dönen ligin kalitesi geyikleri. Bursaspor buraya kadar gelmeyi sonuna kadar hak etmiştir bunu tartışmak bile anlamsız ama karşı kaleye neden bu kadar uzagız ve çokça yedek oturanlardan kurulu bir Manchester karşısında neden bu kadar mahkum oynuyoruz, Ertem Şener'den kurtulma planıda olan biri bu sorulara cevap versin.

30 Eylül 2010 Perşembe

Glasgow Rangers 1 Bursaspor 0

Bursaspor açısından deplasmanda oynanıcak bu maçtan alınacak 1 puan çok büyük önem taşıyordu. İlk maçında 4-0 yenilmesi ile dibe vuran moraller ancak kazanılacak bir deplasman puanı ile telafi edilebilirdi ancak Rangers seyircisinide arkasına alarak attığı tek golle maçı koparmasını bildi. Bursaspor geçen sezon kendisini ligde başarıya götüren futbola ihanet ediyormuş gibi duruyor. Geçen sezon bu takımın en önemli dişlilerinden biri olan Ivankov, Ozan ve Sercan maç boyunca döküldüler. Rangers golü attıktan sonra Manchester karşısında da mükemmele yakın uyguladığı defans anlayışına geçinçe işler iyice zorlaştı ve Bursaspor'un gol umudu uzaktan zorlama şutlardan öteye gidemedi. 

İlk yarıda Ergiç'in sakatlanması elbette hocanın planlarını bozdu ancak orta alana onun yerine giren Insua'da bu takımı böylesine zor maçlarda ileri taşınsın diye alındı ki onunla birlikte bu akşam Bursa adına sahada varlık gösteren bir yabancı oyuncu ismi söylemek zor. Ömer Erdoğan'ın defansta tek başına çabasını ve kritik müdahalelerini ise ayakta alkışlamak lazım. Bursaspor takım halinde hareket etmediğinde hemen sıradanlaşıyor ve üretkenlikten uzak bir takım haline geliyorlar. Kalan maçlarda bu futbollarını sürdürmeleri halinde kısa bir tecrübeden başka birşey kalmamış olacak ellerinde. Gol haricinde kapanıp top çeviren Rangers' karşı pozisyona giremeden maçı tamamlıyor ve Ertuğrul Sağlam'ın bu görüntüden hoşnut olduğunu hiç sanmıyorum. Rangers ise akıllı oyununu Manchester'ın ardından Bursa karşısında da sürdürdü ve erken bulduğu golle maçı koparmasını bildi. Skor üstünlüğünü yakaladıktan sonra geçtikleri 5'li defans anlayışları ve mücadeleci orta sahaları ile grupta fark yaratan takım olabilirler. Özellikle maç boyunca Madjid Bougherra'nın orta alandaki mücadelesi ve defansa yardımı mükemmeldi. Rangers yaptığı 4 puan ile grupta iddasını korurken, Bursay'ı kalan maçların hiç birinde galibiyete yakın taraf olarak göremiyorum.


15 Eylül 2010 Çarşamba

Bursaspor 0 Valencia 4

Bursaspor'un bu sezon Avrupa macerasında nedense beklentiler çok yüksek tutuldu. İlk kez yer aldığı ve kadrosunda bulunan birçok oyuncunun ilk maçlarını oynadığı bir organizasyonda grubu rahatlıkla ilk 2 içerisinde bitiriceklerini iddaa edenler dahi oldu. Bursaspor'un geçen yıl kazandığı ve bu yılda üzerine koyarak ilerlediği futbolu bu beklentileri yükseltmiş olabilir ancak daha ayakları yere basan öngürüler gelecek açısından daha faydalı olucaktır aksi takdirde hem oyuncularda hem de taraftarda yaşanıcak psikolojik bir çöküntü Bursaspor'un lig performansını ciddi şekilde etkileyecektir. Taraftarın bu beklentilerine rağmen Bursasporlu oyuncular maçın büyük bir bölümünde Valencia'nın isminin ağırlığı altında ezildiler üstelik çok ürkek davrandıkları bu Valencia en önemli oyuncularından ikisi olan David Silva ve David Villa'yı sattıgını ve bu akşam sahaya çıkan ilk 11'de Mata,Soldado gibi oyuncularıda oynatmadığı halde. İlk dakikalarda ev sahibi olmasına rağmen fazla ürkek davranan Bursayı top çevirerek tartan Valencia Tino Costa'nın uzaktan çektiği müthiş şutla öne geçince bu ürkeklik tavan yaptıgı gibi Bursa'yı daha fazla risk almaya iten Valencia farklı bir galibiyetede çok rahat ulaştı.

Sercan'ı yedek bırakarak oyuna başlayan Ertuğrul Sağlam ligde izlediğimiz kadroyu sahaya sürdü ancak ortaya çıkan futbol ligde izlediğimiz yardımlaşan ve takım halinde hareket eden Bursaspor'dan çok uzaktı.Kanat akınlarında üstünlük sağlanamadığı gibi orta alanda Hüseyin-İvan Ergiç ve Insua ile  rakibe bir baskı kurulamadı ve en önemlisi organiza atakları izleyemedik. Oyuna denge getirmeye çalışılan dakikalarda 2. gol duran top organizasyonsuzluğundan gelince ikinci yarıda Bursaya risk almaktan başka çare kalmadı ve yenilen çok basit bir üçüncü gol eşliğinde Bursaspor'un guardı tamamen düştü. Sercan ve Turgay ile ileride kazanılan geçiçi bir pozisyon zenginliği, Hüseyin Çimşir'in çıkmasıyka orta alanın tamamen Valencia'ya terk edilmesine neden oldu ve arka arkaya yenen 2 gol ile ilk maç tatsız bir şekilde başladı. Tüm bu olumsuzluklara rağmen ilk maç sonunda enseyi fazla karartmadan diğer maçlara odaklanmak lazım ancak grup Manchester-Ranger maçınında berabere bitmesi ile beklenendan daha çekişmeli bir hal aldı. Bursaspor'un önümüzdeki maçlarda onu şampiyon yapan ve bu sezonda zirvede tutan oyun planı dahilinde ve korkusuzca bir planla sahada görebilirsek ilerleyen maçlar için daha umutlu konuşabiliriz.

14 Eylül 2009 Pazartesi

Bursaspor 0 Fenerbahçe 1

Milli maçlar nedeniyle lige verilen aralar büyük takımlar için her zaman sorun olmuştur. Özellikle ritm bulduklarında hocalar için bu aralar adeta kabusa dönüşür. Takım birlikte çalışma ortamı bulamadığı gibi üstüne birde milli takımdan yorgun dönen oyuncular nedeniyle sıkıntı yaşar. Milli takıma en fazla oyuncu veren Galatasaray milli maç dönüşü Beşiktaş ile karşılaşırken Fenerbahçe'de ligin zorlu deplasmanlarından Bursa'da sahne aldı. Daum milli maçlardan yorgun dönen Santos'un yerine Vederson'u, sakat olan Önder'in yerine Bilica'yı, cezalı olan Emre'nin yerine ise Mehmet Topuz'u koymuştu. Maçın hemen başında Bursa'nın baskılı başlıyacağını bekliyorduk nitekim öylede oldu. Fenerbahçe maçta kısa sürede dengeyi sağlayınca oyun orta sahada düğümlendi ve her iki takımın sert futbolu maçın mücadele seviyesini arttırmıştıki hakem sahne aldı ve sağa sola ölüye diriye herkese sarı kart gösterdi. Maç bu noktada özellikle Fenerbahçe aleyhine döndü ama bu stresli ortamdan kolay kurtuldular. Fenerbahçe ataklarını artırmaya başladı ve Guiza bir kaç pozisyondan yararlanamadı. Ardından Guiza'nın yine yüzüne gözüne bulaştırdığı pozisyonda kaptan Alex işi bitirdi. Maçın tek golü olan bu pozisyon Fenerbahçe'nin maçın geri kalanında topun arkasına geçmesine ve kontraatak ile gol aramasına neden oldu.

İkinci yarı Fenerbahçe skoru koruma güdüsü ile geride bekleyip bulursak yazarız modundaydı. İkinci yarının hemen başında Guiza 2 kez bomboş pozisyonda bir topu ikinci yarı oyuna giren Santos'a bir topuda Alex'e çok hızlı bir şekilde aktarınca Fenerbahçe ikinci yarının hemen başında işi bitirme fırsatını kaçırdı. Maç genelinde etkisiz olan Guiza kenara alınıp yerine Devied alındı ve orta sahadan Alex ile Devied'in verkaçları ile pozisyon bulmaya çalıştı Fenerbahçe. Değişiklikler yapan Bursa'da oyunun sonlarına doğru geriye yaslanan Fenerbahçe karşısında pozisyonlar buldu. Özellikle maçın son dakikasında Bilica ile Selçuk topun uzaklaştırılmasında anlaşamayınca sağ kanattan yapılan ortaya Sercan arka direkte dokunsa maç 1-1'de bitebilirdi. Zor bir deplasmandan 3 puan ile dönmek ve 5'te 5 yapmak önemli. Hafta içi oynanıcak Avrupa kupası maçında daha diri bir takım izleriz umarım. Özellikle hakemin kart verdiği pozisyonları faul yada değil diye tartışmıyorum ancak hakem kartını müthiş bir hışımla çıkarıyor ve bu oyuncu ile olan iletişimde çok fazla sorun yaşıyor. Fenerbahçe açısından ise en sevmediğim şey verilen her karara cümbür cemaat itiraz ve hakeme sürekli fiili müdahalelerde bulunma. Yönetim bu olayı kangren haline gelmeden çözmeli yoksa önümüzdeki haftalarda sürekli kart cezası nedeniyle takımlarını yanlız bırakan oyuncularla muhatap olucaz.

15 Nisan 2009 Çarşamba

Gelemiyorlar

İl güvenlik kurulu yapılan toplantının ardından Bursaspor taraftarının İnönü'ye alınmayacagını açıkladı. İlk yarıda oynanan maçtan sonra aradaki buzların erimesi amacıyla Beşiktaş Başkanı Yıldırım Demirören ikinci yarıdaki maça Bursaspor taraftarının da gelecegine dair söz vermişti.Nihayetinde bu söz tutulmadı ve Beşiktaş-Bursaspor barışı başka bir bahara kaldı.Peki biz Yıldırım Demirören'in bu davranışına şaşırdık mı.Kocaman bir hayır.....