Mersin İdman Yurdu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mersin İdman Yurdu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Eylül 2012 Pazartesi

Fenerbahçe 2 Mersin İdman Yurdu 1

Yine bir Mersin maçı skor yine 2-1. İlk yarı son 1-2 maçta gördüğümüz gibi Fenerbahçe istekli ve önde pres yaparak başladı maça. Gökhan'ın çalım atmak isteyip kaptırdığı topun faul ile sonlanması akabinde Mersin, Meireles'e çarpan topun ağlarla buluşması  sonucu 1-0 öne geçti. Bu, erken gol bulup rahatlama moduna geçmek isteyen Fenerbahçe için felaket demekti. Daha fazla koşmak, daha fazla pas ve en az 2 gol gerekiyordu. İlk yarı bile iş bitebilirdi ancak Seriç kalede iyiydi. Fenerbahçe golü, ilk golde hatası olan Gökhan'ın, Alex'in kestiği topu arkaya aşırtması sayesinde Mehmet Topal'la buldu. Gökhan aynı şekilde bir pozisyonda kaleye vurduğunda kaleci topu çıkarmayı başardı, ikinci yarı ise bu sefer direkt pozisyona izin vermedi. Gökhan'ın, Alex'in duran toplardaki etkinliği üst seviyeye çıkmış durumda.Fenerbahçe sayısız pozisyona girdiği maçın ilk yarısını ancak berabere tamamlayabildi. 

İkinci yarı sakatlanan Mehmet Topal yerine Cristian, ardından Kuyt'ın sakatlanması ile Bienvenu oyuna dahil oldu. Gol gelmeyince en son Semih ile forvet çiftlendi ancak gol yine uzaklardan geldi. Baroni, herkes kale içine yığılmış orta beklerken öylesine falsolu vurdu ki, Mersin adına maçın en iyilerinden Seriç bile çaresiz kaldı ve Fenerbahçe, maç sonu Aykut Kocaman'ın da dediği gibi sezon sonunda bu son dakika golünün kıymetini daha iyi anlayacak. İkinci yarı Mersin'in önde baskısı ve iyi top çevirmesi nedeniyle bocaladığımız ve özellikle Stoch'un yetersiz performansı nedeniyle sol kanat etkinsizliğimiz olduğunu unutmadan perşembe Marsilya maçını beklemeye başladık. Sow, Egemen, Krasiç'in  yokluğunda, Bekir'in yeniden defansa, Volkan Demirel'in sakatlık sonrası yeniden kaleye dönmesi önemliydi. İlk 11 şansı bulamıyorum diye yakınan Stoch'un performansı yetersizken, yeni transfer Meireles'in takıma alışmaya çalıştığını gözlemledik. Fenerbahçe'nin biraz daha zamana ama en önemlisi sakatlıktan uzak bir sezona ihtiyacı var. Tam kadro olarak havaya girdiğinde özellikle iç sahada bu takım öldürücü düzeye gelebilir. Önce Marsilya sonra Trabzon hesaplar baya birikti, lütfen kasaya geliniz!!

30 Ocak 2012 Pazartesi

Fenerbahçe 2 Mersin İdman Yurdu 1 - Gece Gündüz

Gece ile gündüz kadar farklı iki Fenerbahçe izledik dün akşam. İlk yarı önde pasan, rakibe pas imkanı tanımayan, 2 gol atan ve bunun yanında daha fazla pozisyona giren Fenerbahçe herkesin sahada görmek istediği şampiyonluğa oynayan ve taraftara zevk veren Fenerbahçeydi. İkinci yarıda ise sahada koşmaya gücü yetmeyen, oyunu tamamen rakibe teslim etmiş, kendi sahasına çekilmiş ve 1 gol yiyip yine kalesinde pozisyonlar vermiş, Sivas ve İbb deplasmanlarındaki gibi çekilmez futbolunu sahneleyen bir Fenerbahçe vardı. İki oyunuda oynayan aynı oyuncu grubu ama ilk yarı ile ikinci yarı sergiledikleri futbol arasında dağlar kadar fark var. Bu fark şimdilik yaşanan süreç nedeniyle tolere ediliyor ama dün akşamki maç başka bir gece oynansaydı taraftarın tepkisi daha farklı olurdu. Nitekim bu maçta bile geriye yaslanma ve rakibe teslimiyet o kadar dayanılmaz bir noktaya vardıki takımı ıslıklamalar oldu. Stoch'un yedek kaldığı her maç için bir muhteşem gol atma sevdası olmasa maçı ikinci yarı izlemeye gerekte yoktu. Aykut Hoca özellikle orta alanda yaşanan sakatlılar ve cezalarla birlikte, forvet hattının bitiricilikten uzak olması nedeniyle takıma çok fazla müdahale edemiyor ancak yinede ikinci yarı değişiklikler ancak sahadaki oyuncuların sakatlanıp oyunu terk etmesi nedeniyle yapıldıki bu hamle yanlıştı. Takımın maç boyunca önde pres yapıcak fizik kondüsyonu yok, buna birde gol atamama eklenince özellikle deplasmanlarda kötü oyunlar oynuyoruz. Bu sorun kısa vadede çözülecekmiş gibi durmuyor, Sow geldiğinde ön tarafın bitiricliği bizi deplasmanlarda daha rahat bir pozisyona sokabilir ancak bu geriye yaslanma ve oyunun kontrolünü rakibe verme huyundan acilen vazgeçmemiz gerekiyor. Soğukta karda, tribüne küçük çoçuklarıyla gelen taraftar en azından biraz daha mücadeleci futbolu hak ediyor. 

18 Ekim 2011 Salı

Mersin İdman Yurdu 1 Fenerbahçe 2

Deplasman maçlarında takıma birşeyler oluyor. Bu maçta aynı seyirde devam etti. Maç başladığında takım yine eksik oyuncularla doluydu. Milli maç arası sonrası tam kadro oluruz diye düşünürken Volkan'i bile fire verdik. Buna rağmen yine kazanmayı bildik. Kayserispor maçındaki gbi erken gol ile rahatladık. Bu sefer attığımız gol her zaman görebileceğiniz türden değildi. Özer yaklaşık 45 metreden müthiş bir vuruşla takımı 1-0 öne geçirdi. Maç öncesi Mehmet Topuz'un yerine kim oynar adayları arasında sıyrılıp ilk 11 başladı ve golü yaptı. Aykut Kocaman deplasmanlarda Stoch ve Dia'yı kanatlarda görevlendirmek istemiyor çünkü bu oyuncuların defansa katkıları ve takım savunmasındaki güçleri çok sınırlı. İbb maçında müthiş oynayan Stoch ve Dia yedekken, sol kanat Caner'e sağ ise Özer'e emanetti. Kalede Volkan'ın yerine Mert oynadı ve maç genelinde iyiydi. Sol bek Ziegler ve orta alanda Baroni müthiş işler yaptılar. Bienvenu gole rağmen çok tutuk, Bekir her zamanki gibi kötü, Orhan ise İbb maçının etkisini üzerinden atamamış durumdaydı.

Fenerbahçe maça golle başlayınca oyunuda rahatça yönlerdirmeye devam etti ancak birden başlayan yağmur önce Fenerbahçe'nin pas trafiğini ardından Lig Tv yayınını sekteye uğrattı hatta Lig Tv'yi komple iptal etti. Bu izleyemediğimiz dakikalarda Caner ile gole yaklaşan Fenerbahçe başarılı olamayınca ilk yarı böyle bitti. İkinci yarı sakatlanan Hakan Arıkan yerine değişiklik ile başlayan Mersin'de gol bulma arayışı sürerken, Fenerbahçe yine olmuyacak bir pozisyonda Bienvenu ile golü buldu ki, gol olan bu pozisyonun öncesinde Bienvenu topu dahi kontrol edememişti. Ardından İbrahim Kaş'ın atılması ile kontrol bize geçti ama oyuna giren Stoch ve Bienvenu öylesine pozisyonları harcadılar ki, Fenerbahçe'nin en sakin iki adamı Aykut Kocaman ve Alex bile sinirlerine hakim olamadı. Bu pozisyonları değerlendiremeyince Mersin'in hevesini kıramayan Fenerbahçe en sonunda 90+2'de golü kalesinde gördü ve maç 2-1 üstünlüğümüz ile sona erdi. Deplasman galibiyetleri serimizin yanı sıra yenilmemezlik serimiz devam etti ve eksiklere rağmen yine lideriz. Fenerbahçe'nin deplasman perfonması çok iyi olmasına rağmen oyun açısından aynı şeyi söylemek mümkün değil. Volkan, Serdar Kesimal, Gökhan Gönül ve Mehmet Topuz'un kadroya dönmeleri şart. Kendi evimizde kaçırdığımız pozisyonları telafi edebiliriz ancak deplasman da bu kadar rahat gol kaçırmak başımızı ağrıtabilir. 40 dakika 10 kişi oynayan Mersin'e karşı golü bulup maçı erkenden bitirmeliydik. Aykut Kocaman'ın temel rahatsızlığı da bu yöndeydi. Şimdi içerde Samsun ve ardından deplasmanda, kötü giden Beşiktaş maçı. Gemi iyi yol alıyor ama bazı uyuşuk tayfaları da kaptan denize atabilir.